<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-6620110878649139145</id><updated>2011-11-21T11:12:08.202-08:00</updated><category term='Pakistan'/><category term='Israil'/><category term='Bosna'/><category term='Nijerya'/><category term='Afganistan'/><category term='Terörizm'/><category term='Kenya'/><category term='El Salvador'/><category term='Hindistan'/><category term='Rusya'/><category term='Brundi'/><category term='ABD'/><category term='Almanya'/><category term='Irak'/><category term='DR Kongo'/><category term='Güney Afrika'/><category term='Soğuk Savaş'/><category term='AIDS/HIV'/><title type='text'>Yedi Kıta Muh(a)biri</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://yedikitamuhabiri.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6620110878649139145/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yedikitamuhabiri.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Bezis</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00222700877952829847</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/SjJz6ulheAI/AAAAAAAAANw/3nk75BDMBdM/S220/Qd5dId1nGSnHSIcmoIo_Awu8sJ7aS8q3_v2N33qMRjRuwkl3b4jY6v5RJbEYl4YV.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>17</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6620110878649139145.post-6772907142098708369</id><published>2010-01-24T01:26:00.000-08:00</published><updated>2010-01-25T00:15:49.105-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nijerya'/><title type='text'>Nijerya: Müslüman-Hristiyan Çatışması</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/S1wd_n25RII/AAAAAAAAAYI/xmSAvePCrk0/s1600-h/eng_nigeria_clash_B_711099g.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 306px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/S1wd_n25RII/AAAAAAAAAYI/xmSAvePCrk0/s400/eng_nigeria_clash_B_711099g.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5430248229570167938" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Geçen haftadan itibaren Nijerya'nın kuzeyinde bulunan Jos'ta iki etnik grubun çatıştığına şahit oluyoruz. Yaklaşık olarak 300-400 kişinin ve özellikle de çocukların ve kadınların öldürüldüğü bu çatışmayı Nijerya hükümeti bastıramamaktadır. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Seneler öncesine dayanan düşmanlığın temelinde Nijerya hükümetinin ve devletin etnik yapıyı ayrıştıracak söylemleri bulunmaktadır. Yanlı bir haber kaynağı olan &lt;a href="http://www.christianpost.com/article/20100118/nigeria-muslim-christian-clash-kills-over-40-people/index.html"&gt;The Christian Post'&lt;/a&gt;ta belirtildiğine göre 200 Müslüman genç St. Michael's Katolik Kilisesi'ne saldırmıştır. Müslüman bir kişinin kilisenin yanına ev yapmak istemesi ve bu kişinin ise 2008'deki çatışmada 3 Hristiyanı öldürmüş bir insan olduğu da gazete tarafından söylenmektedir. (Ancak Hristiyan Postası adlı gazetede bahsedilen detayları diğer hiçbir gazetede bulamadığım için sonsuz güvenilirliğinden şüphe ediyorum.) &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://www.telegraph.co.uk/news/worldnews/africaandindianocean/nigeria/7028894/Dozens-killed-as-Muslim-and-Christian-gangs-clash-in-Nigeria.html"&gt;Telegraph Co. Uk.&lt;/a&gt; adlı İngiliz gazetesi ise Nijerya'da olanları "&lt;b&gt;çete&lt;/b&gt; çatışması" olarak değerlendirmiştir. Jos'un Nijerya'nın ortasında kaldığını belirten gazete; kuzeydeki çoğunluğun Müslüman ve güneydeki çoğunluğun ise Hristiyan olmasından dolayı Jos'ta senelerdir bu tür çatışmalar görüldüğünü belirtmiştir. (Telegraph co. uk adlı gazetede sorgulanması gereken konu ise etnik mücadeleleri "çete çatışması" olarak görebilir miyiz konusudur? Yanlış başlık seçtiği için bu gazeteye de gerektiğinden fazla önem veremiyorum. Aynı hatalı söyleme &lt;a href="http://www.guardian.co.uk/world/2008/nov/30/nigeria-christians-muslims-fighting"&gt;The Guardian&lt;/a&gt; gazetesi de 2008 yılında çıkan çatışmalar için düşmüştür.)&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;7 Kıta Muhabiri'nin gözde gazetelerinden biri olan &lt;a href="http://english.aljazeera.net/news/africa/2010/01/201012434859704908.html"&gt;El Cezire'&lt;/a&gt;ye baktığımız zaman ise; çatışmaların nedeninin tam olarak bilinmediğini görüyoruz. Ancak The Christian Post'un aksine El Cezire, bir Hristiyan grubun Kuru Kamara'ya gelerek Müslümanlara saldırması sonucunda çatışmanın başladığına değinmektedir. Bu bilgiyi ise bölgede oturan Müslümanlardan aldığını söylemektedir. 400 Müslüman'ın öldüğüne ve 18000'in de bölgeyi terk etmek zorunda kaldığına değinen &lt;a href="http://english.aljazeera.net/news/africa/2010/01/201012333947758520.html"&gt;ikinci bir haber&lt;/a&gt; de El Cezire'de mevcuttur. (Ancak Hristiyan kesimin saldırısı karşı atak mı yoksa ilk atak mı? Bu soruya El Cezire değinmemiş ve Hristiyan ölüm sayısını da yazmamıştır.)&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Olaylar her ne nedenden çıkarsa çıksın, ölüm iki etnik gruptan da gelmektedir. Human Rights Watch'da &lt;a href="http://www.hrw.org/en/news/2010/01/19/nigeria-use-restraint-curbing-jos-violence"&gt;açıklandığı gibi&lt;/a&gt; hükümetin dengeyi bir an önce sağlaması gerekmektedir. Ve bunun için de hükümet bölgeye askeri güç getirmiştir. Hükümet çatışmaları sonlandırdıktan sonra konuyu kapatmak yerine, çatışmanın nasıl çıktığını araştıracak bir grup kurmalıdır. &lt;a href="http://www.hrw.org/en/news/2009/11/26/nigeria-prosecute-killings-security-forces"&gt;Kasım 2009'da &lt;/a&gt;Human Rights Watch; 2008 yılındaki çatışmalardan dolayı kimsenin sorgulanmadığına yer vermiştir. 2008 yılındaki çatışmada, çatışmanın dışında güvenlik güçlerinin orantısız güç kullanması da 700 kişinin ölümüne neden olmuştur.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Human Rights Watch da çatışmayı Müslüman bir grubun çıkardığına değinmektedir. Ancak kilisenin yanına yapılacak evin 2008 yılındaki çatışmalarda zarar görmüş ve tekrar düzenlenecek bir Müslüman evi olduğunu söylemektedir. Müslümanlar ise çatışmayı çıkardıklarını yalanlamaktadır. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Çatışma herhangi bir şekilde ya da bir grup tarafından başlayabilir. Olayları dindirecek ve bir sonraki çatışmanın gelmesini engelleyecek kurum ise hükümettir. Asker, polis ve sivil gücüyle Nijerya hükümetinin bu seferki çatışmayı sorgulamasını diliyoruz! Ancak 2007 yılında başa gelmiş olan hükümetin daha önce de yaptığı hatalara tekrar düşmeyeceğini kim bilebilir...&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;2011'de yeni bir Nijerya haberi yazmamak üzere...&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Çatışmalarla ilgili bir video için bakınız &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=g7XjFZSSF9Q&amp;amp;feature=player_embedded"&gt;youtube&lt;/a&gt;...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6620110878649139145-6772907142098708369?l=yedikitamuhabiri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yedikitamuhabiri.blogspot.com/feeds/6772907142098708369/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6620110878649139145&amp;postID=6772907142098708369&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6620110878649139145/posts/default/6772907142098708369'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6620110878649139145/posts/default/6772907142098708369'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yedikitamuhabiri.blogspot.com/2010/01/nijerya-musluman-hristiyan-catsmas.html' title='Nijerya: Müslüman-Hristiyan Çatışması'/><author><name>Bezis</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00222700877952829847</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/SjJz6ulheAI/AAAAAAAAANw/3nk75BDMBdM/S220/Qd5dId1nGSnHSIcmoIo_Awu8sJ7aS8q3_v2N33qMRjRuwkl3b4jY6v5RJbEYl4YV.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/S1wd_n25RII/AAAAAAAAAYI/xmSAvePCrk0/s72-c/eng_nigeria_clash_B_711099g.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6620110878649139145.post-9039641347640448681</id><published>2010-01-10T03:31:00.000-08:00</published><updated>2010-01-10T04:54:05.772-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Israil'/><title type='text'>Israil: Iron Dome Projesi</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/S0nJ2AF416I/AAAAAAAAAYA/WJB-vpz8X1g/s1600-h/iron%2520dome.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5425089155719288738" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 264px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/S0nJ2AF416I/AAAAAAAAAYA/WJB-vpz8X1g/s400/iron%2520dome.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Israil, &lt;em&gt;Iron Dome &lt;/em&gt;adini verdigi fuze kalkani projesinin son testini de basariyla gerceklestirdi.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Fuze Kalkan projesi ilk II. Lubnan-Israil savasi sirasinda ortaya cikmistir. Lubnan'li grup Hizbullah, savas sirasinda kuzey Israil'i 4000'e yakin roket ile bombalamis; &lt;a href="http://www.mfa.gov.il/MFA/Terrorism-+Obstacle+to+Peace/Terrorism+from+Lebanon-+Hizbullah/Israel-Hizbullah+conflict-+Victims+of+rocket+attacks+and+IDF+casualties+July-Aug+2006.htm"&gt;44 Israil vatandasinin ve 119 askerin &lt;/a&gt;olumune neden olmustur. 2000 yilindan Israil'in Gaza'yi ele gecirmesine kadarki surede ise Hamas Israil'i kisa mesafeli roketlerle bombalamistir. (Hamas'in kullandigi silah tipi Kassam Roketi &lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Qassam_rocket"&gt;(Quassam Roket)&lt;/a&gt; olarak gecmektedir ve kendi uretimleridir.) Bu iki olay sonrasinda kuyruk acisi almis olan Israil, Fuze Kalkani Projesine kendini adamistir.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Sistemin amaci en fazla 70 kilometre uzakliktan gelebilecek, kisa mesafeli roketlerin, engellenmesidir. Fuze Kalkani hem gunduz hem de gece calismasi icin tasarlanmistir. Fuze Kalkani, icinde bulundurdugu radar sistemi ile atilan roketin yerinin tespiti saglar ve Misil Atesleme Unitesi sayesinde roketi yere degmeden Tamir adi verilen fuzelerle durdurur (en azindan amaci budur). &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Iron Dome'un son testininde de basarili olduklarini soyleyen Israilli yetkililer; amaclarinin Israil'de guvenligi saglamak oldugunu savunuyor. Ancak Iron Dome projesinin ofensif oldugunu savunan bir kesim de vardir. Ofensif olabilecegini de 2008-2009 yilindaki Israil Filistin savasinda 13 Israil vatandasina karsi 1400'e yakin Filistinlinin olmesine baglamaktadirlar.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Butun kritiklerin disinda da fuze, roket ya da misil'i engelleyebilmek icin belli bir zamana ihtiyac vardir. Sahip olunan radar sistemi ile roketin kalktigi zamani ve yerini ogrenseniz bile birbirleri ile dipdibe olan ulkelerde kalkan projelerinin her zaman ise yaramaz. Dusunun ki Filistinden bir roket atiyorsunuz... Roket havalaniyor ve 1-2 dakika gibi bir zamanda Israil'i vurabiliyor. O bir kac dakika icinde sistemin hicbir sorun yasamadan calismasi ve Israil'in Tamil fuzesini firlatmasi gerekiyor. Bir fuzeyi en iyi havalanmaya basladigi anda ya da havadayken vurabilirsiniz; fuze dusus asamasina gectiginde vurmak cok daha zordur (Bu konuda Thomas Schelling'in matematiksel cikarimli yazilarini okuyabilirsiniz). Butun bunlar dusunuldugunde, bence, Fuze Kalkan sisteminin kisa mesafeli alanlardaki yeterliligi sorgulanmalidir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Fuze Kalkan projeleri Soguk Savas doneminde Amerika ve Rusya'nin da dusundugu ve hatta gunumuzde Amerika'nin, uzun misilli fuzelerin Amerika'ya gelmesini engellemek icin Polonya ve Cek Cumhuriyetinde kurmayi planladigi bir sistemdir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bu sistemlerin ofensif bir amacla mi yoksa defans amaciyla mi kuruldugu ise ana sorulardan biridir? Bazi ulkeler karsidaki ulkeyi gucsuz birakarak orantisiz guc kullanmayi ofensif olarak gorurken; sistemi kurmak isteyen ulkeler, projeyi tamamen kendilerini korumak icin gerceklestirdiklerini savunuyorlar.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Peki kendini savunmak adina orantisiz guc elde etmek karsi tarafda tehdit algisi olusturmaz mi?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Haberin ana kaynagi: &lt;a href="http://english.aljazeera.net/news/middleeast/2010/01/201017123728755169.html"&gt;El-Cezire&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6620110878649139145-9039641347640448681?l=yedikitamuhabiri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yedikitamuhabiri.blogspot.com/feeds/9039641347640448681/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6620110878649139145&amp;postID=9039641347640448681&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6620110878649139145/posts/default/9039641347640448681'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6620110878649139145/posts/default/9039641347640448681'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yedikitamuhabiri.blogspot.com/2010/01/israil-iron-dome-projesi.html' title='Israil: Iron Dome Projesi'/><author><name>Bezis</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00222700877952829847</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/SjJz6ulheAI/AAAAAAAAANw/3nk75BDMBdM/S220/Qd5dId1nGSnHSIcmoIo_Awu8sJ7aS8q3_v2N33qMRjRuwkl3b4jY6v5RJbEYl4YV.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/S0nJ2AF416I/AAAAAAAAAYA/WJB-vpz8X1g/s72-c/iron%2520dome.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6620110878649139145.post-2390610042198227570</id><published>2009-12-11T05:00:00.000-08:00</published><updated>2009-12-11T08:01:14.303-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Rusya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Almanya'/><title type='text'>KGB: Hitler'in Cesetinin İmhası</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Google'da Hitlerin ceseti diye bir arama yaptığınız zaman karşınıza official bir haber çıkmıyor. Bunun yerine saçma sapan bloglarda yazılan yazılarla  ve konulan fotoğraflarla karşılaşıyorsunuz. Aslında aklıma hiç Hitler'in cesetine ne oldu diye sormak gelmemişti. Ta ki CNN'in edition ekindeki &lt;a href="http://edition.cnn.com/2009/WORLD/europe/12/11/russia.hitler.remains/index.html"&gt;bir habere &lt;/a&gt;rastlayana kadar.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Çoğumuz Hitler'in nasıl öldüğünü az çok biliyoruzdur aslında. Sovyet Rusya Alman başkentine girince Hitler hem siyanür içip hem de kendi kafatasına ateş ederek ölmüştür. Bu sırada sen ölürsen bana yaşamak haram olur diyen eşi de onunla birlikte yok olmuştur. Buraya kadar hikaye güzel de bu adamın cesetine ne oldu? Nasıl ortadan kaldırıldı? Kimler tarafından korundu? gibi soruları KGB seneler sonra yanıtladı. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Yapılan açıklamaya göre KGB 21 Şubat 1946 günü gizli bir şekilde Hitler'in cesedini Sovyet askeri üssüne gömmüştür. Ancak aradan yıllar sonra Hitler'den arta kalanlara bir şey yapmaları gerektiğine karar verirler, kaldı ki üssün yeri değişiyormuş. Ana amaç Hitler'in mezarı ortaya çıkarsa tapınanlar, gelen gidenler olacağıymış. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bunun üzerine KGB 1970 yılında konu ile ilgili iki operasyon düzenler. Birinci operasyon Hitler'in ve yakınlarının mezarları açmak ve ikincisi ise cesetlerden kalanları imha etmektir. Operasyon başarı ile sonuçlanır. İlk operasyon gömülen mezara 11 km. yakınlarında Shoenebeck adlı bir yerde cesetler yakılarak imha edilir. Khristoforov'un yaptığı açıklamaya göre Hitlerden arta kalan tek şey çene kemiği ve kafatasıdır ve bunlar Rusya'nın elindedir. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Ancak Hitler'in kafatasına DNA testi yapılmadığı için uzmanlar arasında bir şüphe uyanmıştır. Almanya'da ve dünyada Hitler'in aslında ölmeyip kaçtığını ve plastik ameliyat geçirip yaşamına devam ettiğini savunan insanlar da vardır. En son 2000 yılında Moskova'da İkinci Dünya Savaşı Sergisinde Hitler'in delik kafatası da sergilenmiştir. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Kafatascı Nazi liderinin kafatası ve çene kemiği dışında bir şeyinin kalmaması da ne kadar ironik aslında.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6620110878649139145-2390610042198227570?l=yedikitamuhabiri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yedikitamuhabiri.blogspot.com/feeds/2390610042198227570/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6620110878649139145&amp;postID=2390610042198227570&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6620110878649139145/posts/default/2390610042198227570'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6620110878649139145/posts/default/2390610042198227570'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yedikitamuhabiri.blogspot.com/2009/12/kgb-hitlerin-cesetinin-imhas.html' title='KGB: Hitler&apos;in Cesetinin İmhası'/><author><name>Bezis</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00222700877952829847</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/SjJz6ulheAI/AAAAAAAAANw/3nk75BDMBdM/S220/Qd5dId1nGSnHSIcmoIo_Awu8sJ7aS8q3_v2N33qMRjRuwkl3b4jY6v5RJbEYl4YV.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6620110878649139145.post-4839129149715389708</id><published>2009-12-03T01:16:00.000-08:00</published><updated>2009-12-04T11:18:05.617-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hindistan'/><title type='text'>Hindistan: Bhopal Felaketi</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/SxkMe3o3XQI/AAAAAAAAAX0/i2trBKqXV50/s1600-h/20091235732143580_5.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5411370151733320962" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 309px; CURSOR: hand; HEIGHT: 206px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/SxkMe3o3XQI/AAAAAAAAAX0/i2trBKqXV50/s400/20091235732143580_5.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Devletler dünyada felakete yol açmak ya da birbirleri ile savaşmak yolunu tercih ederlerse önlerinde savaş sırasında kullanabilecekleri sayısız yol mevcut. Ancak bunlardan 3'ü var ki...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bu üç seçenekten biri "nükleer silah kullanımı" ki Soğuk Savaş döneminde Amerika tarafından kullanıldığı için etkisi tüm dünyaca kabul edilmiştir. Bir diğeri Biyolojik Silah kullanımı. Biyolojik silahlar ise lab. ortamında insan hayatına zararlı virüs, germ, bakteri'leri çoğaltarak dış dünyaya salınmasıyla ortaya çıkar. Biyolojik maddelerin kötü amaçla kullanılmasına da bioterör denir. Bir üçüncüsü ise Kimyasal silah kullanımıdır. Kimyasal silahlar da karşı tarafı saniyesine öldürme gücüne sahiptir. Kimyasal silahlar, zararlı atıkların düşmanı öldürmesi ya da savaşamaz hale getirmesi amacıyla kullanılır. Eski Yunan Peleponesya Savaşında da bu yöntem kullanılmıştır. Bu üç silah literatürde ABC (Atomic Biological and Chemical Weapons) adı altında geçer.&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;ABC'ler bilerek isteyerek kullanılabileceği gibi yanlışlıkla/ kaza sonucunda da büyük tehlike doğururlar. Bu yüzden ABD, Rusya gibi ülkeler plutonyum ya da uranyum (atom bombası yapılan materyaller) gibi elementleri güvenli bir ortamda tutmak için Soğuk Savaş döneminde senelerini harcamışlardır. Ancak kazalar her zaman oluşabilir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Hindistan'ın Bhopal kentinde de Union Carbide India Limited (UCIL) isimindeki bir fabrikada zararlı bitki ve böceklerin öldürülmesi için kullanılan kimyasal maddeler (pesticides) mevcuttu. 3 Aralık 1984 gecesi 40 tonluk son derece zehirli metil izosiyanat gazının toprağa sızması üç gün içinde 8000-10000 kişinin ölümüne neden oldu. İlerleyen zamanda da 25bin kişi zehirli atığın etkilerinden dolayı öldü. Sızıntından 500binden fazla kişinin etkilendiği söylenmektedir. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Aradan geçen 25 seneden sonra İngilterede bulunan &lt;a href="http://www.bhopal.org/"&gt;Bhopal Medical Appeal &lt;/a&gt;adlı bir yardım kuruluşu Hindistan'ın Bhopal bölgesinde hala içme sularının temiz olmadığını söylemiştir. Yapılan araştırmalar bu bölgedeki insanların sağlığının iyi olmadığını (nörolojik hasarlar, kanser teşhisleri, zihinsel porblemler) ortaya çıkarmıştır. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Ancak Hindistan hükümeti konu ile ilgili bir girişimde bulunmaktan kaçınıyor. Hükümet toprakta bulunan kimyasal maddeleri zararsız bulduğu gibi doğumlarda oluşan hasarları da kimyasal atığa bağlamıyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bunun üzerine 3 Aralık 2009 günü Bhopal sakinleri ellerinde mumlarla gece yürüyüşü yaparak 25 sene önce oluşan felaketi andılar. Felaketin unutulmaması ve hükümetin konu ile ilgili önlemler alması için Bhopal sakinlerinin yürüyüşünün etkili olması bekleniyor. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Kaza sonucunda binlerce insanın ölümü ABC silahlarının ne kadar güvenilir olduğu ve ne kadar saklanabilir olduğu sorusunu ortaya koyuyor. Soğuk Savaş döneminde Rusya ve Amerika arasında ABC Antlaşmalarının sayıları oldukça fazladır. Bu antlaşmalardan bazıları havada, karada ve yer altında atom bombası denemeleri yapmayı yasakladıkları gibi diğerleri kimyasal silah kullanımını da yasaklamıştır. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Kırılgan bir zeminde bu kadar bomba ile bir arada yaşayan bir dünyada biz insanlardan hangimiz güvendeyiz?&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Haberin ana kaynağı: &lt;a href="http://english.aljazeera.net/news/asia/2009/12/2009123591239173.html"&gt;El-Cezire&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6620110878649139145-4839129149715389708?l=yedikitamuhabiri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yedikitamuhabiri.blogspot.com/feeds/4839129149715389708/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6620110878649139145&amp;postID=4839129149715389708&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6620110878649139145/posts/default/4839129149715389708'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6620110878649139145/posts/default/4839129149715389708'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yedikitamuhabiri.blogspot.com/2009/12/hindistan-bhopal-felaketi.html' title='Hindistan: Bhopal Felaketi'/><author><name>Bezis</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00222700877952829847</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/SjJz6ulheAI/AAAAAAAAANw/3nk75BDMBdM/S220/Qd5dId1nGSnHSIcmoIo_Awu8sJ7aS8q3_v2N33qMRjRuwkl3b4jY6v5RJbEYl4YV.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/SxkMe3o3XQI/AAAAAAAAAX0/i2trBKqXV50/s72-c/20091235732143580_5.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6620110878649139145.post-8884392462917272441</id><published>2009-11-30T23:24:00.000-08:00</published><updated>2009-12-01T02:03:30.556-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AIDS/HIV'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güney Afrika'/><title type='text'>Güney Afrika: AIDS ile Savaş Planı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/SxTk72SVQxI/AAAAAAAAAXk/SIeEW2FblSE/s1600/ZAFwomanandchild_1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 262px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/SxTk72SVQxI/AAAAAAAAAXk/SIeEW2FblSE/s400/ZAFwomanandchild_1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5410200769214628626" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Öncelikle AIDS/HIV konusunda ufak bir bilgilendirme yapmak gerekirse; HIV (Human Immunedeficiency Virus) adından da anlaşılacağı gibi bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olan bir virüs tipidir. AIDS (Accuired Immune Deficiency Syndrome) ise  HIV virüsünün etkisi ile bağışıklık sisteminin çökmesi ve kişinin hastalanmasıdır.  HIV pozitif olmak  AIDS pozitif olmak demek değildir. Bu yüzden de her HIV taşıyıcısı hastalıklı olmayı gerektirmez.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;Güney Afrika AIDS'in dünyada en yaygın olduğu ülke. &lt;a href="http://www.aids.org.za/hiv.htm"&gt;AIDS Foundation South Africa&lt;/a&gt;'nın verilerine göre ülkede 5 milyondan fazla kişi HIV virüsüne sahip. Korunmadan yapılan seks ile karşı tarafa HIV virüsünün transferini sağlamak çok kolay. Aynı zamanda anneden bebeğe doğum ya da emzirme sırasında HIV virüsü rahatlıkla geçebiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bu yüzden Güney Afrika'nın 2009 yılında seçilen devlet başkanı Zuma, AIDS ile mücadelede yeni bir Ulusal Plan açıkladı. Bu plan dahilinde Amerika'dan 120 milyon dolar ek yardım talebinde bulunan Zuma hükümetinin amacı 2011'e  kadar AIDS hastalarının %80'ini tedavi altına almak.  Ancak hükümetin ARV adlı ilacı %80'lik bir kitleye ulaştırmaya maddi olanakları yeterli olacak mı ve ne kadarlık bir bütçe AIDS ile mücadeleye ayrılacak tam olarak bilinmiyor. Zuma'nın Ekim ayındaki &lt;a href="http://www.sagoodnews.co.za/health_and_hiv_aids/activists_praise_zuma_on_aids_speech.html"&gt;konuşması &lt;/a&gt;da aktivistler tarafından övgü ile karşılanmıştı. Zuma yeni ulusal planla da Birleşmiş Milletler'in övgüsünü almış durumda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün bunlar buraya kadar ne kadar hoş gözüküyor değil mi? Güney Afrika'da yeni devlet başkanıyla dönüşümler görüyoruz gibi bir olgu yaratılıyor. Peki Zuma kimdir allahısen? Ondan önceki devlet başkanı nasıl bir herifçioğluydu da Zuma metihler alıyor?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Thabo_Mbeki"&gt;Thabo Mkebi&lt;/a&gt;, bir önceki devlet başkanı, AIDS'i ulusal bir sorun olarak görmediği gibi AIDS  ve HIV ile mücadelede ilaçlar yerine sarımsak ve pancar ile tedavinin doğru olacağını savunan bir insan. (Vallahi sallamıyorum, yalansa kurşuna dizsinler beni. Verdiğim linklerden siz de bu bilgiye ulaşabilirsiniz.) Aslında sarımsak/soğanın hastalıkları geçirmeye iyi geldiği Türkiye'de de yaygın bir görüştür. Hatta bir arkadaşım rahim ağzı kanserini her gün çiğ sarımsak ve soğan yiyerek atlatmış. Doktoru da ona şaşmış. (Kızın yalancısıyım). Bireyler istediği yöntemle kendilerini tedavi edebilirler. Ancak bir devlet başkanının pancar ve sarımsak varken ne ilacı demesi ve bu politikayı da senelerce devam ettirmesi asıl şaşılacak durum bence.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte ben de şaşıp kaldığımdan olacak Güney Afrika'da şeker pancarı üretimi diye google'da bir arama yaptım. (Google da arama yapma nedenim ise aklımda hep anlatılan bir mitin oluşmasıyla oldu: Hz. Muhammed döneminde hurma satışlarının durması sonucunda hurmanın kutsal bir yiyecek ilan edilmesi... ve buna ilave olarak Hz. Muhammed'in de hurma ticareti yapıyor olması...)Google Mkebi döneminde şeker pancarı üretimine başlandığı haberini verdi. 2006 yılında yapılan bu üretimin ana amacı etil alkol ve yakıt kullanımında pancara ihtiyaç duyulmasıymış (pancar'dan etil alkol üretimi konusunda bilgim yoktur). Neyse sonuç olarak alıcı ve üretici arasında &lt;a href="http://www.fao.org/uploads/media/31_Sample_contract_for_sugar_beets_in_South_Africa.pdf"&gt;pancar üretimi anlaşması &lt;/a&gt; bile çıkmış. Şeker pancarı üretiminin ilk defa 2006 yılında yapıldığı da &lt;a href="http://www.engineeringnews.co.za/article/sas-first-sugar-beet-harvest-could-come-in-earlier-than-anticipated-2006-11-24"&gt;şu haberin&lt;/a&gt; başlığından anlaşılıyor: "GA'nın ilk şeker pancarı mahsülleri beklendiğinden önce gelebilir". Hz. Muhammed'in hurmasıyla Mkebi'nin pancarı arasında kurduğum korelasyon da tutmuş oldu. Seni gidi Mkebi... İşini biliyon ah gevur ah...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mkebi'yi aldık dağdan taşa kadar vurduk vuruşturduk da Zuma'ya ne demeli? Kendisi AIDS aktivisti olarak geçiniyor, peki gerçekten öyle mi? Onun için de ufak bir araştırma yaptım. Zuma'nın geçmişi her politikacı kadar karanlık çıktı. 2005 yılında Johannesburg Yüksek Mahkemesi Zuma hakkında aile dostu olan bir kadına tecavüz suçundan dava açmış.  Zuma kadının HIV pozitif olduğunu bilmesine rağmen kondom kullanmamış. Rızayen mi yoksa tecavüz yoluyla mı birlikte olduğu konusunda ise medya ikiye ayrılmış. Hatta Zuma'nın partisinde bile çifte görüşler ortaya çıkmış. Mahkeme Zuma'yı suçsuz bulmuş ve "karşılıklı rıza ile birlikte olma" kararını vermiş. Buraya kadar Zuma'ya götelek falan diyemeyiz, haklısınız. Peki mahkeme sırasında Zuma'nın yaptığı açıklamayı duysanız:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;"&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;font-size:85%;" &gt;Mr Zuma said in court on Wednesday he had left his bedroom after having sex with the woman and taken a shower because this "would minimise the risk of contracting the disease [HIV]".&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkçe meali ile Zuma kondom kullanmamış olabilir evet ama  HIV pozitif kadınla seviştikten sonra hemen yataktan kalkarak duş almıştır. Ve duş alarak da "hastalığı kapma riskini en aza indirdiğini" iddia etmiştir. İşte göteleklik burada oluşuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zuma'nın duş alarak HIV kapma riskini azalttığı haberi için &lt;a href="http://news.bbc.co.uk/2/hi/africa/4879822.stm"&gt;BBC News'e&lt;/a&gt; ve Zuma'nın AIDS ile mücadelede yeni adımlar atmaya başlaması haberi için ise &lt;a href="http://english.aljazeera.net/news/africa/2009/12/2009121403681356.html"&gt;El Cezire&lt;/a&gt;'ye selam ederim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2005 yılından 2009'a kadar ya Zuma çok değişti ya da bu ne perhiz bu ne lahana turşusu (pancardan esinlendim) allahısen?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tartışılması gereken bir başka konu ise acaba Güney Afrika'da HIV/AIDS testi mecburi hale  getirilmeli midir sorusudur? Bu sorunun görüldüğü kadar kolay bir yanıtı olmadığını düşünüyorum. İnsan sağlığı açısından testin mecburi hale gelmesi gerekir. Ancak bireyin seçimini elinden almak da doğru mudur/etik midir sorusu da ayrı bir polemik yaratmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;31 Mart-3 Nisan tarihleri arasında Durban'da Güney Afrika AIDS Konferansı'nın 4.sü düzenlenecektir. Bu konferansların ilk üçünde konuşulanları bilmek ya da 4. konferansa katılmak isterseniz de &lt;a href="http://www.saaids.com/index.php?option=com_frontpage&amp;amp;Itemid=1"&gt;şuraya&lt;/a&gt; bakabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6620110878649139145-8884392462917272441?l=yedikitamuhabiri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yedikitamuhabiri.blogspot.com/feeds/8884392462917272441/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6620110878649139145&amp;postID=8884392462917272441&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6620110878649139145/posts/default/8884392462917272441'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6620110878649139145/posts/default/8884392462917272441'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yedikitamuhabiri.blogspot.com/2009/11/guney-afrika-aids-ile-savas-plan.html' title='Güney Afrika: AIDS ile Savaş Planı'/><author><name>Bezis</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00222700877952829847</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/SjJz6ulheAI/AAAAAAAAANw/3nk75BDMBdM/S220/Qd5dId1nGSnHSIcmoIo_Awu8sJ7aS8q3_v2N33qMRjRuwkl3b4jY6v5RJbEYl4YV.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/SxTk72SVQxI/AAAAAAAAAXk/SIeEW2FblSE/s72-c/ZAFwomanandchild_1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6620110878649139145.post-1253441978348555207</id><published>2009-11-02T06:36:00.000-08:00</published><updated>2009-11-02T06:41:25.063-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DR Kongo'/><title type='text'>DR Kongo: Çocuk Askerler</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/Su7vdW2iYoI/AAAAAAAAAXU/muFbIEzE5XI/s1600-h/sl_drawings.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 196px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/Su7vdW2iYoI/AAAAAAAAAXU/muFbIEzE5XI/s400/sl_drawings.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399516290893374082" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt;       &lt;/span&gt;    (Amnesty International'dan)&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;DR Kongo'da bundan bir kaç ay önce ana sorun kadın hakları, kadınlara yapılan saldırılar ve tecavüz iken bu ay DR Kongo'daki çocuk askerler gündeme geldi. Daha önce DRC'de kadın hakları ile ilgili bir yazıyı &lt;a href="http://adabasini.blogspot.com/search/label/DR%20Kongo"&gt;Adabasını&lt;/a&gt;'nda yayınlamıştım.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İç savaşın yıkıma uğrattığı, hatta harap ettiği ülkelerde bu tip sorunların gündemde olduğunu söylemek gerek. Afrika tecavüz vakaları, çocuk askerler gibi konularda birbirine bakarak kararan ülkelerle dolu. DR Kongo'nun yanında Ruanda gibi ülkeler de mevcut.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Amnesty International-Amerika'nın verdiği rakamlara göre yaşları 15-18 arasında değişen 250bin çocuk çatışmalarda taraf olup "çocuk asker" sıfatını kazanmıştır. Angola, Burundi, Colombia, Sri Lanka, Uganda bu ülkelerden bir kaçıdır. Aynı durumu ortadoğu'da Irak, Filistin gibi ülkelerde de görüyoruz aslında. Çocuk askerler nasıl oluşuyorlar ya da neden bu ortamlarda kaotik durumlar mevcut diye soracak olursanız bence nedeni iç çatışma sonrasında üçüncü ülkelerin işgali ya da bu ülkelerin yardım adı altında çatışma olan ülkeye girmesidir. Hiçbir ülke kendini savunamaz hale gelmek istemez. Eee gelince de ortaya işte bu çatışmadan kar sağlamaya çalışan gruplar çıkar.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Tecavüz büyük bir savaş silahıdır. Ruanda'nın Kongo'yu işgal etmek için geldiği zaman ki bu İkinci Kongo Savaşına yol açmıştır, Mai Mai adlı gruplar oluşmaya başlamıştır. Bu grupların hiç bir politik düzlemi ya da savundukları bir ideal yoktur. Tek idealleri ülkelerinin işgalini engellemektir. Ancak bütün silahlı örgütlenmeler gibi seneler sonra bu örgütlenmeler de çığırından çıkıyor. Mai Mai adlı gruplar kasabalarda, köylerde yakıp yıkıp kırk haramiler kırk haramiler doğruluk için biz kırk haramileriz adlı şarkı eşliğinde askerlere karşı taraf alıyorlar. Bunun nedeni ülkeyi işgale gelen kendini bilmez Ruanda askerlerinin kadınlara ve kız erkek bilmeden çocuklara tecavüz edip genelini de yanlarına katarak yollarına devam etmeleridir. Ancak üzüm üzüme baka baka kararır hesabı Mai Mai'ler de köylerde tecavüz işlemine girerler. Eee mal kapanındır hesabı bulmuş adamlar yollarını. Hal böyle olunca travmatik hikayeler ortaya çıkmış. Bu travmatik hikayeler çocukların asker olmaya başlamasına neden oluyor.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bakınız DR Kongo'dan çocukların anlattığı &lt;a href="http://www.amnestyusa.org/children/child-soldiers/stories-from-children-associated-with-fighting-forces/page.do?id=1021177"&gt;bir kaç hikaye&lt;/a&gt;:&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Mai Mai'ye katıldığım günü hatırlıyorum. Katılışım bulunduğum kasabaya yapılan ataktan sonra olmuştu. Ben koştum ve kaçtım çok korkmuştum. Bütün ailem ve büyük babamı öldürdüler. Gidecek hiçbir yerim ve yiyecek hiçbir şeyim yoktu. Mai Mai'lerle korunacağımı düşündüm. Onlar da bana beni daha iyi bir savaşçı yapacaklarını söylüyorlardı. Bir gün 11 yaşındaki bir arkadaşımı ölesiye dövdüler çünkü düşmanı öldürmemişti. Bu yüzden de kızların ağladığını duymak istemiyordum çünkü askerler de onlara tecavüz ediyorlardı. - Jacques-DRC&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Diğer bir hikaye ise Mai Mai'ler tarafından tecavüze uğrayan bir kadın hakkında. Şu an 17 yaşında ve bir bebeği var. Mai Mai'ler köyüne baskını yaptığında 12 yaşındaymış:&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Köyüme Mai Mailer saldırdığı zaman hepimiz kaçtık... Askerler bütün kızlar topladı, çok genç olanları bile... Bir kere o askerlerden biri ile "evlenmeniz" gerekiyor. (Buradaki evlenmenin bekareti kaybetme olduğunu düşünüyorum.) Eğer reddederseniz sizi öldürürler. İnsanları tavuklar gibi keserler. Nerede savaşıyorsak oraya kadınları ve kızları alıp çalışmaya zorlarlar. Onları alıp kıyafetlerini çıkarırlar ve tecavüz ederler. "Kocam" beni sürekli dövmezdi. Ama bir gün bir saldırıda öldü. Bende tehlikede olduğumu hissettim ve kaçtım. Yolda, hamile olduğum için, çocuğumu doğurdum. çalılıkların arasında kullanacağım ilaçlar yoktu ve yalnızdım. Daha sonra "kocamın" köyüne gittim ama ailesi üzerimdeki herşeyi aldıktan sonra beni ve çocuğumu reddetti. Kocamın ölümünden beni sorumlu tuttular. Kendi evime dönmek istedim ama çok uzaktaydı ve mai mai'ler beni yakalar diye korktum- Jasime DRC.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://english.aljazeera.net/news/africa/2009/10/2009102410921830912.html"&gt;El Cezire&lt;/a&gt;'de yayınlanan habere göre Demokratik Kongo Cumhuriyetinde çocuklar haberci, seks kölesi ve de asker olarak kullanılıyor. Yakın zamanda Ruandalı Hutuların (Ruanda'da Hutu ve Tutsi olmak üzere iki çeşit etnik kimlik mevcut) ayaklanması üzerine çocukların illegal olarak kullanımı iyice artmaktadır. Bilindiği kadarıyla örgüte katılan bir çocuktan ilk istenen şey ailesinden bir kişiyi öldürmesi. Örgütten kaçmayı ya da çıkmayı başaran çocuklar halk tarafından yine de "tu kaka" olarak görüldüğü için belli bir geleceklerinin olmasını beklemek de çok güç. Aslında bu çocukları topluma kazandırabilmek adına çalışan uluslararası organizasyonlar mevcut. Bunlardan birisi de &lt;a href="http://www.amnesty.org/en/children"&gt;Amnesty International&lt;/a&gt;.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Birleşmiş Milletlerin kolu olan UNICEF'in 2006'daki açıklamasına göre Demokratik Kongo Cumhuriyetinde milis kuvvetler 30bin çocuğu asker olarak kullanıyor. Aynı rapora göre bu çocukların %30-40'ı hatun.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İsminde Demokratik ve Cumhuriyet kelimeleri geçen bir ülkede hala çatışmanın bitmemiş olmaması ve de demokrasi dışında her türlü düzenbazlığın görülmesine şaşırmak mı gerekiyor? Yoksa her demokratik ülke gibi Demokratik Kongo (Kanamalı) Cumhuriyeti de kendi yolunu bulmuş ve kadın ve çocuk hakları da eksik kalsın mı demek gerekiyor; siz karar verin?&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6620110878649139145-1253441978348555207?l=yedikitamuhabiri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yedikitamuhabiri.blogspot.com/feeds/1253441978348555207/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6620110878649139145&amp;postID=1253441978348555207&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6620110878649139145/posts/default/1253441978348555207'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6620110878649139145/posts/default/1253441978348555207'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yedikitamuhabiri.blogspot.com/2009/11/dr-kongo-cocuk-askerler.html' title='DR Kongo: Çocuk Askerler'/><author><name>Bezis</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00222700877952829847</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/SjJz6ulheAI/AAAAAAAAANw/3nk75BDMBdM/S220/Qd5dId1nGSnHSIcmoIo_Awu8sJ7aS8q3_v2N33qMRjRuwkl3b4jY6v5RJbEYl4YV.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/Su7vdW2iYoI/AAAAAAAAAXU/muFbIEzE5XI/s72-c/sl_drawings.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6620110878649139145.post-1159843749479388045</id><published>2009-11-02T06:27:00.000-08:00</published><updated>2009-11-02T06:31:16.351-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güney Afrika'/><title type='text'>Güney Afrika: Müslüman Kadın Hakları</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/Su7tFuMi4CI/AAAAAAAAAXM/FoRBfhYG5Aw/s1600-h/02133.png"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 334px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/Su7tFuMi4CI/AAAAAAAAAXM/FoRBfhYG5Aw/s400/02133.png" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399513685819580450" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Güney Afrika'da 1.5 aydır tartışılan bir konuya denk geldim. Muslim Personal Law- Müslüman Şahsı ilgilendiren kanun (sanırım) adı altında özellikle Müslüman evlilikleri düzenlemek amacıyla geçirilmek istenen bir yasa tasarısı bu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak Güney Afrika'daki 1.5 milyon Müslüman bu yasa tasarısının geçip geçmemesi konusunda arada kalmış durumda. Hem de öyle böyle değil 15 senedir arafta duruyor adamlar. Bu süre zarfında boşanan Müslüman kadınlar Güney Afrika hukukları yüzünden harcanıyor. Boşandığı gibi ailesinin yanına dönmekten başka şansı kalmayan kadının bir de çocuklarına, olMAyan para ile bakması gerekiyor. Çünkü hali hazırdaki yasa o çocuklar sanki hiç var olmamış gibi davranıyor. Şeri'at kanunları ile evlenme (imam nikahıdır bu kesin) legal olarak bağlayıcı nitelikte olmadığı için Güney Afrika'da Müslüman kadınlar ezilmeye mahkum hale gelmiş anlayacağınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi kalkıp bu insanlara ee siz de Cape Town Belediyesi'nin Hassan Hussein'e verdiği yetki ile evlenin derseniz onlar da size Hassan Hussein kim ki? Allah mı yetkiyi ona veriyor demezler mi? İlla bir imam lazım! Belediyenin yetkilisi ile olacak iş değil bu. İşte bu düşünceden yola çıkarak Güney Afrika'da geçmesi istenen yeni tasarı ortaya çıkmış. MPL Yasa Tasarısının:&lt;br /&gt;İslami yoldan olan evliliklerin geçerliliği için provizyon hazırlamak, geçerli bir İslami evlilik için gerekli olan şartları belirtmek, bu evliliklerde olan çocukları legal olarak tanımak gibi amaçları var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak yasa tasarısının yürürlüğe girip girmemesi konusunda 3 farklı görüş var. Öncelikle Müslüman olmayan bir grup "biz seküler bir ülkeyiz. Yapılır mı bu bize? Nasıl olur da seküler hukuk sistemimizin içine MPL gibi İslami öğeler girebilir?" diye çıkışıyorlar. Bu kesim görüldüğü üzere kadın hakları ya da medeni kanun hakkında bir yorum yapmaktan çok iç hukuklarının derdine düşmüştür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu tasarıya karşıt diğer bir taraf ise katıksız/safi Müslüman olanlardır. Onlar: "...ama Şeri'at'ta böyle bir düzen yok. Kadınlara Kur'an'ın dediğinden daha fazlasını verirsek hafazanallah sırat köprüsünde üzerine bindiğimiz koyun bizi yere atıverir" diyenlerdir. Aslında onların ana derdi Ortodox Müslüman değerlerinin MPL gibi bir kanun ile zedelenecek olmasıdır. Bahsedilen Ortodox değerler ise: çok eşlilik, miras, evlenme yaşı gibi konulardır. Bakınız kadın haklarına özel süper bir kaynak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üçüncü görüş ise Müslüman Kadını liberalleştirmek için bu tasarıyı savunanlardır. Onlar ise karşıdaki görüşü pek de kale almayan dediğim dedik öttürdüğüm düdük, ben de Hristiyanım ama bundan sonra Hassan Hussein sizi evlendiriverecek gari diyenlerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bu üç grubun çatışması sonucunda ortaya çıkan durum yasa tasarısının sadece bu yasayı evlenirken kabul edenlere uygulanacağıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MPL'nin güzelliklerinin olduğu kanaatindeyim. Bir kadının 18 yaşından önce evlenmesi ancak mahkeme kararıyla olabilecek mesela. Ya da kuma mevzusu var. Eğer ikinci bir eş alınacaksa ilk eşin rızası ve mahkemenin onayı ile mümkün olabilecek. Kadınların da var olduklarını kanıtlayan bir girişim gibi aslında MPL. Tasarı boşanmadan, çocukların velayetine kadan bir çok konuda kapsamlı hale getirilmiş durumda. Ve en güzeli ise evlenirken bu yasayı kabul etmek zorunda değilsiniz. Amaç kendi haklarının zedelendiğini düşünen kadınları kucaklamak. İslami şartlar altında evlenip, hiç bir hakkının olmamasını, erkek hegemonyası altında ezilmeyi sürdürmek isteyenler eski sistemde devam edebilecekler (Bu son kısım fena feminist oldu yahu: "erkek hegomonyası evet"... Kışkırtıcı olsun biraz dedim.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güney Afrika'da (Müslüman ya da değil) Kadın Haklarını korumak adına yazılan bu yazının ana kaynağı buradadır. Aslında bahsedilen konu sadece kadın hakları ile ilgili değil aynı zamanda hukuki düzenlemeler ve dini konuların hukukla ne kadar iç içe olabileceği ile de ilintilidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim asıl garibime giden ise Gay ve Lezbiyen evliliklerin legal olduğu bir ülkede Müslüman kadınların evlilik haklarını sağlama neden bu kadar geçikmiştir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konuyla ilgili Harvard Üniversitesinde yapılan ilgi çekici bir workshop'un raporunu da bu adreste bulabilirsiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6620110878649139145-1159843749479388045?l=yedikitamuhabiri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yedikitamuhabiri.blogspot.com/feeds/1159843749479388045/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6620110878649139145&amp;postID=1159843749479388045&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6620110878649139145/posts/default/1159843749479388045'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6620110878649139145/posts/default/1159843749479388045'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yedikitamuhabiri.blogspot.com/2009/11/guney-afrika-musluman-kadn-haklar.html' title='Güney Afrika: Müslüman Kadın Hakları'/><author><name>Bezis</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00222700877952829847</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/SjJz6ulheAI/AAAAAAAAANw/3nk75BDMBdM/S220/Qd5dId1nGSnHSIcmoIo_Awu8sJ7aS8q3_v2N33qMRjRuwkl3b4jY6v5RJbEYl4YV.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/Su7tFuMi4CI/AAAAAAAAAXM/FoRBfhYG5Aw/s72-c/02133.png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6620110878649139145.post-5458735679470150690</id><published>2009-11-02T06:23:00.000-08:00</published><updated>2009-11-02T06:26:57.636-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='El Salvador'/><title type='text'>El Salvador Çetesi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/Su7ryjsynaI/AAAAAAAAAXE/p9Oex6EjqZo/s1600-h/050319_Gangs_vl.widec.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 276px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/Su7ryjsynaI/AAAAAAAAAXE/p9Oex6EjqZo/s400/050319_Gangs_vl.widec.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399512257072897442" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span"   style="  line-height: 21px; font-family:Georgia, Times, serif;font-size:13px;"&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;Haberin ana kaynağı &lt;a href="http://english.aljazeera.net/news/americas/2009/09/20099317327388178.html" style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; color: rgb(42, 96, 128); text-decoration: underline; "&gt;El-Cezire'ye&lt;/a&gt; teşekkürü bir borç bilirim.&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;El Salvador'da meşhur Mara Salvatrucha (MS) çetesi yemedi içmedi ve 2 Eylül'de Fransız bir film yapımcısını öldürdü: Christian Poveda. Kendisi, 2008 yılında MS çetesinin bazı üyeleri ile La Vida Loca (The Crazy Life) isimli bir film yapmış hatta bu filmde oynayan çete üyesi 'Wisard' lakaplı bir kadın daha film tamamlanmadan çete tarafından öldürülmüştü.&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;Dünyadaki şiddetin genel itibari ile güçlü olan devletler tarafından başlatıldığı ya da bu devletlerin bir noktada olaya dahil olup şiddeti engelleyemedikleri, tam tersine arttırdıkları kanaatindeyim. Bu durum Orta Doğu'daki eski İngiliz ve Fransız sömürgesi ülkelerde görüldüğü gibi, anti-koloniyel dönemde de Hindistan'dan Afrika'daki çoğu ülkeye kadar izlenebilmektedir. El-Salvador'da da aynı durum söz konusudur.&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;1980 yılında çıkan iç kargaşa ve hatta savaş Amerika'nın askeri hükümeti desteklemesi ile şiddetlenmiş (sol gruplar bir araya gelip &lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Farabundo_Mart%C3%AD_National_Liberation_Front" style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; color: rgb(42, 96, 128); text-decoration: underline; "&gt;Farabundo Marti National Liberation Front&lt;/a&gt; (LMLF) adlı milis kuvveti yaratmış ve askeri hükümet ile çarpışmışlar) 10obin kişinin ölümüne neden olmuşlardır (yazarın notu: Allahuteala'dan rahmet diler, savaş işte ne olacağıdı diye eklerim).&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;Savaş sırada 1 milyon kişi El-Salvador'dan Amerika'ya göç etmiştir. Göç alan ana merkez ise Los Angeles olmuştur. Durum burada biraz karışıyor. Los Angeles'da 1920 yılından buyana zaten &lt;a href="http://www.streetgangs.com/history/history.html" style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; color: rgb(42, 96, 128); text-decoration: underline; "&gt;Siyahi çeteler&lt;/a&gt; mevcuttur. Roaddevils, Magnifficents, Driver Brothers bunlardan bir kaçı. 1980'de bu gruplar El-Salvadorlu göçmenlerden gıcık kapmışlardır. Nedeni ise El-Salvadorluların ucuz işgücü yaratması olarak düşünüyorum. El Salvador göçmenleri eskiden harama el sürmez, sigaradan başka tütün ürünü kullanmaz, elin karısına kızına yan gözle bakmazken bir anda LA Çetelerinin kışkırtmasına maruz kalmış ki bu kışkırtma El-Salvadorluların ölümlerine kadar gitmiş bunun üzerine de Salvadorlular kendi çetelerini kurmaya karar vermişlerdir. Buyrunuz Mara Salvatrucha isminin doğuşu: Mara çete anlamında Salvatrucha ise El Salvadorlu demektir. Anlayacağınız üzere "El Salvador Çetesi" gibi gudik bir isimle sükse yapmış adamlar. Oysa ki Tokmakçı Biraderler bir çete için ne güzel bir isim olurdu.&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;Amerika deyüsü askeri yönetime destek verince de çete üyeleri şiddete başlamıştır. Çete dedim mi öyle abidik gubidik bir çete düşünmeyin. Bu çetenin ana adamları zamanının gerilla eğitimi almış kişileri. Çoğu MS üyeleri Amerikan hapishanelerine atılmışsa da bu üyeler bulundukları ortama uyum sağlamış ve çete hem içten hem de sokaktan gitgide gelişmiş, dünyada en bilindik çetelerden biri haline gelmiştir. Bir çok MS üyesinin hapse atılmasını kolaylaştıran yöntem ise vücudundaki MS dövmesinden kaynaklanmıştır (Salakların hepsi bu dövmeyi yaptırmak zorunda. Ulen kurdun çeteyi de amblemini niye ulu orta sergiletiyosun).&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;Neyse 1992 yılında iç savaş bitince Amerika El-Salvador göçmenlerini ülkelerine &lt;i style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; "&gt;afaroz&lt;/i&gt;ederken bu çete de tabi kendi topraklarına gitmiş ve orada iyice semirmiştir.&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;Ben bu çeteye doymadım diyorsanız &lt;a href="http://www.knowgangs.com/gang_resources/profiles/ms13/" style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; color: rgb(42, 96, 128); text-decoration: underline; "&gt;şuradan&lt;/a&gt; çetenin gelmişini geçmişini, 7 ceddini bulabilirsiniz. Ben dövmeleri merak ettim, kendime de yaptırayım da Amerika'ya girdiğim gibi hapse atsınlar beni diyorsanız da &lt;a href="http://www.time.com/time/photoessays/2006/elsalvador_gangs/" style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; color: rgb(42, 96, 128); text-decoration: underline; "&gt;buradan&lt;/a&gt; bakınız.&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;Christina Poveda'nın El Salvador Çetesi ile ilgili videosu da aşağıdadır:&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;embed src="undefined" type="application/x-shockwave-flash" width="400" height="255" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6620110878649139145-5458735679470150690?l=yedikitamuhabiri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yedikitamuhabiri.blogspot.com/feeds/5458735679470150690/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6620110878649139145&amp;postID=5458735679470150690&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6620110878649139145/posts/default/5458735679470150690'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6620110878649139145/posts/default/5458735679470150690'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yedikitamuhabiri.blogspot.com/2009/11/el-salvador-cetesi.html' title='El Salvador Çetesi'/><author><name>Bezis</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00222700877952829847</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/SjJz6ulheAI/AAAAAAAAANw/3nk75BDMBdM/S220/Qd5dId1nGSnHSIcmoIo_Awu8sJ7aS8q3_v2N33qMRjRuwkl3b4jY6v5RJbEYl4YV.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/Su7ryjsynaI/AAAAAAAAAXE/p9Oex6EjqZo/s72-c/050319_Gangs_vl.widec.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6620110878649139145.post-1675432806235641907</id><published>2009-11-02T06:19:00.000-08:00</published><updated>2009-11-02T08:39:28.261-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DR Kongo'/><title type='text'>DR Kongo: Tecavüz</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/Su7rUHwTXDI/AAAAAAAAAW8/113Ici6xPqo/s1600-h/1_225394_1_2.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 363px; height: 242px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/Su7rUHwTXDI/AAAAAAAAAW8/113Ici6xPqo/s400/1_225394_1_2.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399511734175358002" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span"   style="  line-height: 21px; font-family:Georgia, Times, serif;font-size:13px;"&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;Afrika biraz karışık bir kıta efendim. Nijerya adlı ülkenin hemen yanında Nijer diye başka bir ülke var mesela. Neden ismi Nijer henüz kavrayabilmiş değilim. Otobüs firmalarındaki gibi Adana, Yeni Adana, Lider Adana mantığıyla bakmışlar gibi geliyor bana. Kongo'da keza benzer bir durumda. Kongo adı altında iki ülke var yanyana olan. Biri Kongo Cumhuriyeti (Republic of Congo), diğeri ise Demokratik Kongo Cumhuriyeti (Democratic Republic of Congo). İki ülke birbirine karışmasın, aman bi heta olmasın deyü dış basında ikinci bahsettiğim ülke DR Congo adı altında geçiyor. Bugünkü haberimiz de DR Congo ile ilgili olacak.&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;Kongo Müdafaa Komisyonu ki bu komisyon 88 farklı insan hakları organizasyonundan oluşuyor, bu senenin başından beri DR Kongo'nun doğu bölgesinde binlerce kadının ya hükümet güçleri ya da ayaklanmacı gruplar tarafından tecavüze uğradğını bildirmiş. Birleşmiş Milletler resmi rakamlarına göre ise gene 600 kadın bu bölgede öldürülmüş ve 800 bin kişi evlerini terk-i diyar eylemiş. Yapılan zulmün tek nedeni ise cinsiyet ayrımcılığındam başka bir şey değil. Haberin kaybağı El-Cezire Hilary ablamızın Kongo'yu ziyaret edip Amerika'nın kendilerine tam destek verdiğini bildirmiş ancak işin bu kısmı beni pek ırgalamıyor. İlgilenenler için haberin Amerikan dış siyaset boyutu &lt;a href="http://english.aljazeera.net/news/africa/2009/08/20098104312438438.html" style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; color: rgb(42, 96, 128); text-decoration: underline; "&gt;burada&lt;/a&gt;.&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;Araştırmacı yazar Cevat Kelle olarak ufak bir araştırma yapıp DR Kongo'nun tarihçesine şöyle bir göz gezdirdim. Eğer içinizde dünya savaşları artık günümüzde olmaz diyeniniz varsa (ki bi taneniz var onu biliyorum) tüm dünyanın"Afrika'nın Dünya Savaşı" diye adlettiği ve İkinci Dünya Savaşından sonra en büyük insan kıyımının yaşandığı, İkinci Kongo Savaşı'na(1998) bir bakabilir. Bu savaşa 7 farklı Afrika ülkesi katılmış efendim. 2008 yılına kadar bu savaş yüzünden açlık, kötü beslenme ve hastalıklardan ölen insan sayısı 5 milyondan fazla.&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;Şimdi bu savaşın öncesinde bir de Birinci Kongo Savaşı var anladığım kadarıyla ve çıkış noktası Ruanda ve Uganda'nın arasındaki çatışmalar. Zaten hatırlarsanız Ruandadaki Hutu ve Tutsilerin iç savaşa neden olmaları da 1994 gibi bir tarih olmalı (Heta olmasın bak bi kontrol et sen yine de). Neyse İkinci Kongo Savaşında da gene Ruanda puştunun halt etmesi var. DR Kongo'nun doğu bölgesini "tarihsel açıdan" Ruandanın bir toprağı kabul ettikleri için DR Kongo ile aralarında sıkıntı oluvermiş (Realist bir söyleme ihtiyaç duyarsak Kongo'nun doğu bölgesi zengin mineral ve maden yataklarına sahip bu yüzden de pek bir parlıyıveriyor diğer ülkelerin gözünde). 2003 yılına kadar 7 ülkenin savaşı devam etmiş. Bu sırada söylenene göre kadınlara ve çocuklara tecavüz hiçbir savaşta olmadığı kadar çok olmuş.&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;Anlayacağınız üzere şu anda DR Kongo'nun doğu bölgesinde olan kadınlara ve çocuklara tecavüz vakaları ekseriyatıyla savaş sırasında oluşan ve sonrasında devam eden bir "alışılagelmişlikten" kaynaklanıyor.&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;Birleşmiş Milletlerin 2006'da yaptığı bir açıklamaya göre DR Kongo'daki çocukların %20'si daha 5. yaşına giremeden mortingen strasse oluyor, 10 çocuktan biri ise 1 yaşını bile göremeden ölüyor. Birleşmiş Milletler Yüksek Komiseri Guterres 2006 yılında "&lt;a href="http://www.unhcr.org/446c99072.html" style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; color: rgb(42, 96, 128); text-decoration: underline; "&gt;bu çatışma tusunamiden daha çok insan kaybına yol açıyor, DR Kongo'da her 6 ayda bir tusunami oluyor"&lt;/a&gt;diye yaşanan olayı güzel bir şekilde özetlemiş.&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;2008 yılında yayınlanan &lt;a href="http://www.rdc-humanitaire.net/?Special-Report-Sexual-Violence-in,1337" style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; color: rgb(42, 96, 128); text-decoration: underline; "&gt;özel bir rapora&lt;/a&gt; göre DR Kongo'daki kliniklerde 40bin kadın ve çocuk cinsel istismar yüzünden tedavi altında. Bu rakam yeni yürümeye başlayan çocuklar ve 80 yaşındaki büyükanneleri de kapsıyor.&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;Yazarın Notu: Tecavüzün iyi bir savaş taktiği olarak görüldüğünü ve işgal altındaki halkta kalıcı hasar bıraktığını bilmeme rağmen bu kadar sistematik olarak kullanılması ile ilk defa karşılaştım. Ve sizlerle paylaşarak en azından seslerini bir nebze olsun duyurmak istedim.&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;Tecavüze uğramış mağdurların açıklamalarını dinlemek isterseniz &lt;a href="http://english.aljazeera.net/news/africa/2009/07/2009724103942627356.html" style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; color: rgb(42, 96, 128); text-decoration: underline; "&gt;buraya&lt;/a&gt; bakabilirsiniz.&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6620110878649139145-1675432806235641907?l=yedikitamuhabiri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yedikitamuhabiri.blogspot.com/feeds/1675432806235641907/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6620110878649139145&amp;postID=1675432806235641907&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6620110878649139145/posts/default/1675432806235641907'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6620110878649139145/posts/default/1675432806235641907'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yedikitamuhabiri.blogspot.com/2009/11/dr-kongo-tecavuz.html' title='DR Kongo: Tecavüz'/><author><name>Bezis</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00222700877952829847</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/SjJz6ulheAI/AAAAAAAAANw/3nk75BDMBdM/S220/Qd5dId1nGSnHSIcmoIo_Awu8sJ7aS8q3_v2N33qMRjRuwkl3b4jY6v5RJbEYl4YV.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/Su7rUHwTXDI/AAAAAAAAAW8/113Ici6xPqo/s72-c/1_225394_1_2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6620110878649139145.post-3604121428235502518</id><published>2009-11-02T06:18:00.000-08:00</published><updated>2009-11-02T06:19:37.143-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Brundi'/><title type='text'>Brundi'de Albino Ölümleri</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/Su7qctsAn2I/AAAAAAAAAW0/V1TA3wSq2_w/s1600-h/file.ashx.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 292px; height: 290px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/Su7qctsAn2I/AAAAAAAAAW0/V1TA3wSq2_w/s400/file.ashx.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399510782285225826" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span"   style="  line-height: 21px; font-family:Georgia, Times, serif;font-size:13px;"&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;Bir senedir Brundi'de albinoların öldürülmesinden daha yeni haberimin olmasına mı yanayım yoksa insanlık dediğimiz meziyetli(!) yaratığın iyilik ve kötülüğün dışında muhakeme yeteneğinin bile elinden gidecek kadar delirebildiğini mi savunayım size bu yazıda... Düşündüm de en iyisi ben köşeme çekileyim siz de haberi okuyun.&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;Öncelikle Albinoların vücudundan bir parçasına sahip olan kişiler zengin oluyor Brundi'de. Bu bir batıl inanış falan değil ha gerçek. Bir parça Albino'lu insanın kulağından alın mesela hemen bi kaç güne tanrı size "yürü ya Ahmet" diyecektir. Demediyse bir kaç parça daha toplamanız gerekiyor. Ha hiç olmadı Albinoları öldüren bir çete bu beyaz insanları büyücü doktorlara satıyor, oradan alırsanız biraz daha fazla para verirsiniz belki ama yine de zengin olmak için ilk adımı atmış olursunuz. Hiç zengin olamadınız diyelim üzülmeyin bu parçaların şans getirdiğine de inanılıyor. Ben Brundi'yi pek görmek istemiyorum Tanzanya olmaz mı diyenlerinize de tabi olur, orada da iki sene önce 26 Albino öldürüldü diyeceğim. Hatta Burundi de olan bu olaylar Tanzanya'da satılmak için yapılıyormuş bu yüzden Albinoların satıldığı ana memleket olan Tanzanya'ya gitmek daha da mantıklı olabilir.&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;Brundi'de yaklaşık 200 Albino yaşıyor. Şu ana kadar kaçının öldürüldüğünü bilemiyorum. Haklarında fazlaca haber çıkmış ancak küçük çocuk falan demeden bir çete tarafından öldürülmüş geneli geçen sene. Bunun üzerine de hala yaşayan Albinolar polis kontrolü altında güvenliklerini sağlamak için Burundi'nin merkezine kaçmak zorunda kalmışlar. (Buyurun &lt;a href="http://news.bbc.co.uk/2/hi/africa/7649420.stm" style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; color: rgb(42, 96, 128); text-decoration: underline; "&gt;şu&lt;/a&gt;geçen senenin haberi.)&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;Neyse işte bir seneyi geçkindir ölümler olurken yaklaşık sekiz-on bir kişilik bir çete ele geçirilmiş. (Tam rakam söylemek güç çünkü her gazate sayıyı kendine göre veriyor.) İlk yakalanan çete üyesi Brundi yasaları gereği idama çarptırılmış.&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;Son zamanlarda ise yakalanan diğer çete üyelerinin durumuna &lt;a href="http://english.aljazeera.net/news/africa/2009/07/20097231380929658.html" style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; color: rgb(42, 96, 128); text-decoration: underline; "&gt;karar verilmi&lt;/a&gt;ş. Çetenin lideri ömür boyu hapse, diğer dördü ise suça azmettirmekten-Albino öldürecek gibi yapıp vazgeçmekten-7-15 yıl arası ceza almış.&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;Afrika ülkelerinde büyücü doktorlar (witchdoctors işte) felan pek bir meşhurdu zamanında. Ancak benim bildiğim siyah kedi falan öldürüyolardı (kediye de karşıyım arkadaş, ama olsun Albino olunca içim ayrı bi cız etti).&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;Neyse işte 200 kişi olan Albinoları kesmeye başlamış bu çete, açlıklarından, parasızlıklarından. &lt;a href="https://www.cia.gov/library/publications/the-world-factbook/geos/by.html" style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; color: rgb(42, 96, 128); text-decoration: underline; "&gt;Brundi dediğimiz ülke&lt;/a&gt;nin ekonomik koşulları kötü mü kötü, HIV'in doruk noktasını yaşadığı- her 15 kişiden 1'i HIV hastası, 65 yaş ve üzeri kesmin sadece nüfusun %2.5'uğunu oluşturduğu bir yer.&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;Ada Basınında Irak'taki organ ticareti ile ilgili de bir haber yayınlanmıştı. Ekonomik koşulların insanları kötülüğe sevk etmesi, muhakeme yeteneklerinin kalmaması mı o zaman asıl dikkat etmemiz gereken nokta? Peki her ekonomik sıkıntının yaşandığı ülkede insanlar katlediliyor mu? Yoksa daha kökten gelen nedenler de mi var?&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6620110878649139145-3604121428235502518?l=yedikitamuhabiri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yedikitamuhabiri.blogspot.com/feeds/3604121428235502518/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6620110878649139145&amp;postID=3604121428235502518&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6620110878649139145/posts/default/3604121428235502518'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6620110878649139145/posts/default/3604121428235502518'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yedikitamuhabiri.blogspot.com/2009/11/brundide-albino-olumleri.html' title='Brundi&apos;de Albino Ölümleri'/><author><name>Bezis</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00222700877952829847</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/SjJz6ulheAI/AAAAAAAAANw/3nk75BDMBdM/S220/Qd5dId1nGSnHSIcmoIo_Awu8sJ7aS8q3_v2N33qMRjRuwkl3b4jY6v5RJbEYl4YV.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/Su7qctsAn2I/AAAAAAAAAW0/V1TA3wSq2_w/s72-c/file.ashx.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6620110878649139145.post-367443901453586837</id><published>2009-11-02T06:16:00.000-08:00</published><updated>2009-11-02T06:18:05.841-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Afganistan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Terörizm'/><title type='text'>Taliban Davranış/Örgüt Kuralları</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/Su7p-rbbjEI/AAAAAAAAAWs/aKGynPSLbno/s1600-h/20097279566968436_2.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 363px; height: 242px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/Su7p-rbbjEI/AAAAAAAAAWs/aKGynPSLbno/s400/20097279566968436_2.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399510266282740802" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"   style="  line-height: 21px; font-family:Georgia, Times, serif;font-size:13px;"&gt;Davranış kuralları diyince aklıma yemeğe elinle ayağınla dalmaman gerektiği ya da bayramda eve misafir gelmişse ve sen küçüksen elini öptükten sonra para vermeye çalışırsa "aa ne olur adnan amca, babamda para zebille inanmazsın" diyerek almaman, ısrar ederse kesinlikle almadan odana gitmen gerektiği geliyor. Ancak terör örgütlerinde örgüt kuralları adı altında bir nane var. Bu kuralları örgütün başındaki bi kaç amca oturup yazıyorlar. Ancak ne kadar uygulanası kurallar bunlar onu bilmiyorum. Bir zininin etrafına bağdaş kurmuş bir kaç teröristin yaz Hassan İbn Massar 3 kilo pirinç alına diyebileceğini kafamda kuruyorum bazen. Hatta yazan adam İbn Massar'ın sıkılıp "bazen içimizde hatun olmadığına çok yanıyorum, yemeği felan yapardı ne bileyim o yazardı bunları, niye ben yazıyorum" diye çıkabileceği aklıma geliyor. Ve fakat terör örgütlerinin geneli hiyerarşik düzen sahibidir (El-Kaide biraz bu geleneğin dışında).&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"   style="  line-height: 21px; font-family:Georgia, Times, serif;font-size:13px;"&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Neyse efendim Taliban da yeni örgüt kuralları geliştirmiş. &lt;a href="http://english.aljazeera.net/news/asia/2009/07/20097278348124813.html" style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; color: rgb(42, 96, 128); text-decoration: underline; "&gt;El-Cezire'&lt;/a&gt;ye de çıkardıkları kitabın bir kopyasını vermişler. Kitabın ismi "&lt;span class="DetaildSuammary" id="Span1" style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; "&gt;The Islamic Emirate of Afghanistan Rules for Mujahideen".&lt;/span&gt; Bu çıkarılan kurallar örgüt içinde savaşan "özgürlük savaşçıları" için yazılmış ancak kızım sana söylüyorum gelinim sen anla hesabı bütün dünyaya da resmen hukuk yapıyoruz olum biz, bakın kurallarımız bilem var diye de çıktıkları düşünülebilir. 13 bölüm 67 maddeden oluşan bir kitaptan bahsediyoruz zaar. Gelelim kurallara*:&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;1) Ne zaman ki bir asker ya da bir görevli ele geçirile, ona kötü muamele yapılmaya, saldırılmaya, çok üstüne varılmaya.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;2) Kaçırılan adamların para uğruna geri verilmesi kesinlikle yasaktır.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;3)Bu kaçırılan adamlara ne yapılacağına ancak o grubun lideri karar verir. (Yerinizi, haddinizi bilin)&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;4) İntihar bombacıları sadece önemli hedefler için kullanılmalıdır. "Allah"ın oğulları boş beleş hedefler uğruna canlarından olmamalıdır. Bu hedefte sivil ölümlerinden kaçılmalıdır.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;5) Bir mücahiddinin ana amacı halkı yanına çekmektir. İş bu olur ki halka iyi davranmak, güzel yüz göstermek ana amaçlardan biridir.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;6) Bir mücahiddin farklı dilleri, etnik kökenleri kucaklayıcı olmalıdır (Mevlana'dan azcık etkilendiler zannımca).&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;7) Örgüt içinde gruplaşma sonucunda yeni oluşumlara kesinlikle izin verilmeyecektir. Mullah ömer diyor ki: Bu tip oluşumlar derhal def edile!&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İşte böyle efendim. Konunun videosu ve bir kaç mücahiddin görmek için de &lt;a href="http://english.aljazeera.net/news/asia/2009/07/200972795025538307.html" style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; color: rgb(42, 96, 128); text-decoration: underline; "&gt;buraya&lt;/a&gt; bakınız.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;*Bu kuralları bir iki diye yazdım ancak bir kopyası henüz elime geçmedi, bir sırası olduğu düşünülmesin. Grubun lideri Mullah Omar ne zaman ki seni unuttuk yiğen diye bi kopya yollarsa, anında scan edip koyacağım ulen bloga!&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6620110878649139145-367443901453586837?l=yedikitamuhabiri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yedikitamuhabiri.blogspot.com/feeds/367443901453586837/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6620110878649139145&amp;postID=367443901453586837&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6620110878649139145/posts/default/367443901453586837'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6620110878649139145/posts/default/367443901453586837'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yedikitamuhabiri.blogspot.com/2009/11/taliban-davransorgut-kurallar.html' title='Taliban Davranış/Örgüt Kuralları'/><author><name>Bezis</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00222700877952829847</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/SjJz6ulheAI/AAAAAAAAANw/3nk75BDMBdM/S220/Qd5dId1nGSnHSIcmoIo_Awu8sJ7aS8q3_v2N33qMRjRuwkl3b4jY6v5RJbEYl4YV.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/Su7p-rbbjEI/AAAAAAAAAWs/aKGynPSLbno/s72-c/20097279566968436_2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6620110878649139145.post-2868094127913929380</id><published>2009-11-02T06:13:00.000-08:00</published><updated>2009-11-02T06:15:50.624-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Irak'/><title type='text'>Irak'ta Organ Ticareti</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/Su7pi8EZvUI/AAAAAAAAAWk/JVmk59ypX_I/s1600-h/200972081518296797_20.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 191px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/Su7pi8EZvUI/AAAAAAAAAWk/JVmk59ypX_I/s400/200972081518296797_20.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399509789713218882" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span"   style="  line-height: 21px; font-family:Georgia, Times, serif;font-size:13px;"&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;Eskiden organlardan birini kaptırırsak sıkıntı olur diye düşünerek barlarda fazla sarhoş olmamak gerektiğini savunurdum. Hani en bilinen konu gibi...bi bara gidersin sarhoş olursun ya da Nuri Alço içkine ilaç katar ve bir de bakmışsın küvetin içinde buzlar arasında yatıyosun. Yanında bir telefon, karşında bi not, mümkünse aynaya yazılmış 911'i ara diyor. (Bu husus Amerikan filmleri yüzünden 112 ya da 155'i çevirmem gerekirken 911 tamam diye yer etti bünyemde.) Bir de eskiden babamın ablama "kızım diskoya gideyim deme sakın, şırıngayla HIV buLaştırıyolar" demesi de aklımda ama konu bir organdan olmak efendim, geçiyorum disko muhabbetini.&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;Peki açlıktan ve yoksulluktan bir insan organını satar mı? Irak'ta satıyor. Ülkede %23'lük bir kısım yoksulluk sınırında yaşıyor bu da günlük $2.2 civarı bir para alıyorlar demek. Devlet raporlarında nüfusun %18'i işsiz görünüyor ancak Birleşmiş Milletlerin verilerine göre bu rakam %30'lara kadar ulaşmış durumda.&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;İnsanlar muhtemelen "len hüseyin bende iki böbrek var, birini gidip bit pazarında okutsak mı" şeklinde geçen ama çok daha trajik nedenlere dayanan konuşmalar sonucunda $3ooo için bunu yapabiliyorlar. Mesela Kerim Hüseyin adlı vatandaş ev yaptırmak için borca girip sonra da borcu ödeyemeyince Amara'dan Bağdat'a bir koşu gelip böbreğini yukarda bahsedilen fiyata satmış.&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;Organ alımı tıbbi olarak Irak'ta yasak değil ancak illegal olarak satımı yasak. Düşününce Türkiye'de olsa pardüsünün altından ne bileyim bir ot, değişik sigaralar, yahu en fazla porno dergi falan gösterirler gibi geliyor bana. Bir adamın yanına gidip "hasan elinde ciğer var mı ciğer" dendiğini düşünemiyorum.&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;Irak'taki bu durumdan tabi ki de en çok tefeci diyebileceğimiz, işte birinden böbreği alıp diğerine satan adamlar kar ediyor. Kuzeni için bu marketten böbrek almaya giden Sadık Hamza $15ooo dolar ile böbreği almayı başardığını, ancak paranın sadece 1/3'ünün donere gittiğini açıklamış El-Cezire'ye. Donere ne kadar para kaldığını nerden biliyor ben de bilemedim.&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;Doğrudur... piyasa biraz durgun bu aralar da ondan... Kerim'e de 3000 kalmış işte yukarda gördük. Demek ki Kerim'in böbreği $9000'a okutulmuş. (Hep abzürt zamanlarda matematik hesabı yapmak istemişimdir kusura bakmayın.) Her böbreğin ayrı fiyatlandırması da olabilir pek tabi.&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;Benim kafada kurduğum ve 911'i aramamı söyleyen iyi niyetli organ mafyası da bir süre Irak'ta takılır gibi geliyor. Zira bu böbrekler genelde iç piyasa olan Iraklılar arasında dağıtılırken olay resmen bir pazar haline geldiğinden mütevellit Orta Doğu'dan da müşteriler çıkmaya başlamış.&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;Haber için buyrun &lt;a href="http://english.aljazeera.net/news/middleeast/2009/07/200972052636416787.html" style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; color: rgb(42, 96, 128); text-decoration: underline; "&gt;buradan&lt;/a&gt; yakın.&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6620110878649139145-2868094127913929380?l=yedikitamuhabiri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yedikitamuhabiri.blogspot.com/feeds/2868094127913929380/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6620110878649139145&amp;postID=2868094127913929380&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6620110878649139145/posts/default/2868094127913929380'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6620110878649139145/posts/default/2868094127913929380'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yedikitamuhabiri.blogspot.com/2009/11/irakta-organ-ticareti.html' title='Irak&apos;ta Organ Ticareti'/><author><name>Bezis</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00222700877952829847</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/SjJz6ulheAI/AAAAAAAAANw/3nk75BDMBdM/S220/Qd5dId1nGSnHSIcmoIo_Awu8sJ7aS8q3_v2N33qMRjRuwkl3b4jY6v5RJbEYl4YV.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/Su7pi8EZvUI/AAAAAAAAAWk/JVmk59ypX_I/s72-c/200972081518296797_20.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6620110878649139145.post-7114703237921165384</id><published>2009-11-02T06:10:00.001-08:00</published><updated>2009-11-02T06:11:33.659-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kenya'/><title type='text'>Kenya: Ertesi Gün Hapı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/Su7ogGzPsTI/AAAAAAAAAWc/UjoS-GGHztY/s1600-h/emergency_contraception.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 360px; height: 245px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/Su7ogGzPsTI/AAAAAAAAAWc/UjoS-GGHztY/s400/emergency_contraception.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399508641542811954" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span"   style="  line-height: 21px; font-family:Georgia, Times, serif;font-size:13px;"&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;Kenya'da hamile kaldın mı çocuğu yapacaksın gibi bir kanun var. Kürtaj yasak kısacası. Ancak şu günlerde gençler seksin verdiği hazdan uzak duramadıkları ve kondom da kullanmadıkları için ertesi gün hapına dadanmışlar (morning after pills ya da emergency pills diye geçiyor ismi). Hatta haplar öyle meşhur olmuş ki Kenya'da dergilerde, mecmualarda popüler hale gelmiş. Hükümet ise bu reklamları durduramayacaklarını çünkü söz konusu şirketlerden gelirleri olduğunu açıklamış. Kısır döngü değil de ne bu şimdi.&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;Konu ile ilgili olarak bazı organizasyonlar ise e-pill'lerin sağlıksız olmasının yanında bir de hafazanallah HIV gibi hastalıklardan korumadığı için kaçınılması gerektiğini, eski method kondom kullanımı ile devam edilmesini savunuyor. Kullanıldığı zaman baş dönmesinden, bulantıya ve hatta ölüme kadar yolu olan bir hapı sürekli aldığınızı düşünebiliyor musunuz?&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;Olaylar sonunda bir üniversite öğrencisine danışma ihiyacı duymuş medya. Ta...dam işte Florance'ın açıklamaları: "ertesi gün hapı kullanıyorum çünkü bazen adamımın yanına gittiğimde birlikte olacağımızı düşünmüyorum ama bir anda kendimizi o işi yaparken buluyoruz." (Bu kısmında kendimden bir kelime kattıysam namertim. Kızcağızımızın güzel bir seks yaşamı var belli ki)&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;Bir de Gillian isimli bir öğrenciye aynı soruyu soruyolar:&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;+Neden ertesi gün hapı kullanıyosun Jilyın?&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;- Seks çok güzel, tatlı bir şey. E-pill'ler dururken kondomla seks mi olur, senin de sorduğun soru. Hamile kalmayacağımı da biliyorum. Daha ne? (Bu kısımda bir kaç cümle bana ait, kabulümdür)&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;Öğrencilerden bu tip açıklamalar gelince tabi Kenya'daki kurumlar öğrencilerin umursamaz bir yapıya büründüklerini ve bunun engellenmesi gerektiğini fark etmiş. Kenya Tabibler Birliği Başkanı Dominic Karanja "gençler verilen mesajı yanlış anlıyor. Herkes işin eğlencesinde. Bu gençler hamile kalmayacağız diye bu haplara dadandı. Kimse HIV'den bahsetmez oldu, cinsel yolla bulaşan hastalıklardan gençler bihaber" şeklinde bir açıklama yapmış. Ancak bu açıklamalar ne kadar faydalı olacak o henüz meçhul. (Bir de cinsel yolla bulaşan hastalıklar diye bir HIV biliniyor anasını satayım, koskoca Tabibler Birliği Başkanı bile sadece HIV'den bahsetmiş, daha bir milyon hastalık var esamesi okunmayan.)&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;Türkiye'de de ertesi gün hapı adı altında satılan ilaçlar mevcut. Bu ilaçların kullanımı aylık period düzeninizi etkilemekle kalmayıp sizi ölüme kadar bile götürebilir. Geleneksel method olan kondomun kullanımı zaruridir. Yok efendim beyim sevmiyor, istemiyor gibi meşrulaştırma yolları hastalığı kaptıktan sonra sizi tükürdüğünüzü yalar hale getirir, ben diyim. Hamile kalmamak adı altında doğum kontrol haplarına dadanmak bile tek partnerli ilişki yaşamayan insanlar için sağlık sorunları yaratır.&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;Hele ki kimin eli kimin cebinde belli olmayan şu dönemde aman diyim Jilyın ve Florans gibi olmayın der haberin kaynağı &lt;a href="http://news.bbc.co.uk/2/hi/africa/8145418.stm" style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; color: rgb(42, 96, 128); text-decoration: underline; "&gt;BBC News&lt;/a&gt;'e teşekkürü bir borç bilirim.&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6620110878649139145-7114703237921165384?l=yedikitamuhabiri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yedikitamuhabiri.blogspot.com/feeds/7114703237921165384/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6620110878649139145&amp;postID=7114703237921165384&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6620110878649139145/posts/default/7114703237921165384'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6620110878649139145/posts/default/7114703237921165384'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yedikitamuhabiri.blogspot.com/2009/11/kenya-ertesi-gun-hap.html' title='Kenya: Ertesi Gün Hapı'/><author><name>Bezis</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00222700877952829847</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/SjJz6ulheAI/AAAAAAAAANw/3nk75BDMBdM/S220/Qd5dId1nGSnHSIcmoIo_Awu8sJ7aS8q3_v2N33qMRjRuwkl3b4jY6v5RJbEYl4YV.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/Su7ogGzPsTI/AAAAAAAAAWc/UjoS-GGHztY/s72-c/emergency_contraception.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6620110878649139145.post-332528406122007905</id><published>2009-11-02T06:09:00.001-08:00</published><updated>2009-11-02T06:12:49.642-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bosna'/><title type='text'>534: Serebrenika Katliamı/Soykırımı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/Su7oM4tsNjI/AAAAAAAAAWU/tgUvDLDaFtU/s1600-h/IMG_2852.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/Su7oM4tsNjI/AAAAAAAAAWU/tgUvDLDaFtU/s400/IMG_2852.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399508311343904306" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span"   style="  line-height: 21px; font-family:Georgia, Times, serif;font-size:13px;"&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;1995 yılında yaşanan, İkinci Dünya Savaşından sonra Avrupa'da görülen en büyük katliam olarak anılan Serebrenika Vakası aradan geçen 14 yıl sonunda kimliği teşhis edilebilen 534 adet insan ile tekrar gündeme oturdu.&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;BBC News &lt;a href="http://news.bbc.co.uk/2/hi/europe/8146182.stm" style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; color: rgb(42, 96, 128); text-decoration: underline; "&gt;haberi&lt;/a&gt; katliam olarak vermiş ancak Uluslararası Adalet Divanı (International Court of Justice) Serebrenika Olaylarını soykırım olarak adlandırıyor. Olayların ana adamı Karadziç Uluslararası Ceza Mahkemesinde soykırıma adı karıştığı hatta bir fiil yaptığı için hala yargılanıyor.&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;Teşhis edilmiş cesetlerden birinin kızı babasının öldüğünü bildiklerini ancak aradan 14 yıl geçtikten sonra bir telefonla "Babanızın cesedi elimizde, gömme işlemleri başlatacaz şaşırmayın" denmesi ile dumura uğradıklarını açıklamış.&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;1995'de Serebrenika'da olan olaylar sırasında Birleşmiş Milletlerin Hollanda ayağının güvenlik bölgesinde asker bulundurduğu ancak bu askerlerin Bosnalı Müslümanları korumak yerine duvara taş falan attıkları düşünülürse 8000 Bosnalı Müslümanın ölmüş olması çok da büyük bir sayı değil.&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;Konuya farklı bir açıdan bakmak gerekirse Bosna'nın Avrupa'nın orta yerinde bulunması, Birleşmiş Milletler'in güvenliği sağlamak adına bütün odağını Bosna'ya yöneltmesi Ruanda'da aynı tarihlerde başlayan sivil savaşın daha da kötüye gitmesine, Hutu ve Tutsi etnik kesimlerinin birbirini katletmesine ve uluslararası arenanın millet birbirini keserken çakıl toplamasına yol açmıştır.&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;Şimdi ne Bosna'da olan olayları engelleyebilen ne de Ruandadaki iç savaşı durdurabilen bir BM'den söz ediyoruz. Eee bi zahmet 14 yıl sonra 534 cesedin kimliklerinin teşhis edilmesine ve hâlâ 2500 küsür zatın tanımlanamayan cisim olarak kalmasına mı şaşırıyoruz?&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6620110878649139145-332528406122007905?l=yedikitamuhabiri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yedikitamuhabiri.blogspot.com/feeds/332528406122007905/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6620110878649139145&amp;postID=332528406122007905&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6620110878649139145/posts/default/332528406122007905'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6620110878649139145/posts/default/332528406122007905'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yedikitamuhabiri.blogspot.com/2009/11/534-serebrenika-katliamsoykrm.html' title='534: Serebrenika Katliamı/Soykırımı'/><author><name>Bezis</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00222700877952829847</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/SjJz6ulheAI/AAAAAAAAANw/3nk75BDMBdM/S220/Qd5dId1nGSnHSIcmoIo_Awu8sJ7aS8q3_v2N33qMRjRuwkl3b4jY6v5RJbEYl4YV.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/Su7oM4tsNjI/AAAAAAAAAWU/tgUvDLDaFtU/s72-c/IMG_2852.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6620110878649139145.post-6522500785555328967</id><published>2009-11-02T06:07:00.000-08:00</published><updated>2009-11-02T06:08:57.948-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güney Afrika'/><title type='text'>Güney Afrika'da Eylem</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/Su7n83psQmI/AAAAAAAAAWM/9XY4ZCzE0-o/s1600-h/1.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 281px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/Su7n83psQmI/AAAAAAAAAWM/9XY4ZCzE0-o/s400/1.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399508036180787810" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span"   style="  line-height: 21px; font-family:Georgia, Times, serif;font-size:13px;"&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;2010 FIFA Dünya Kupası Güney Afrika'da yapılacağı için stadyum hazırlıklarına gidilmiş efendim. Ancak bu stadyum dediğin biliyosunuz ki devasa bi alan, öyle bizim küçükken oynadığımız "9 ay" oynu gibi tek kaleden ibaret değil. Tabi bu alanı oluşturmak için Güney Afrika devleti Güney Afrikalı köleleri(!) çalıştırmaya başlamış bile. Sonuçta oluşan durum ise kölelerin sahiplerine isyanı olmuş. Şaşırmadım hatta sevindim. Bi kazma alsalardı da büst falan yıksalardı diye içimden geçirdim. Neyse dönelim habere:&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;Bu Köleleler(!) eğer maaşları %13 artmazsa stadyumda taş taş üzerine bırakmayacaklarını, hatta stadyumun üstünde tepinip, üzerine işeyeceklerini söyleyerek grev başlatmışlar. 70.000 kişi bu kitle, düşünsenize hepsi aynı anda işese stadyum tabir-i caizse ki caiz b.ka döner. Bu organizasyonu gerçekleştiren kalantör, gıdısı bi kilometreden görünen kişiler ise eylem devam etse de stadyumu aylar öncesinden hazır edeceklerini söylemişler. (Muhtemelen bu kunte kintelerin çalışmadığı maaşa çalışacak kişileri bulacaklar zira beyaz ırk asla o kadar düşük maaşa iş yapmaz. Elinin kiri, söyler kunte kinteler yapar onlar için.) Çünkü maaş ayda yaklaşık olarak 310 dolar. (Bugünkü kuru bilmiyorum ama hadi artısı eksisi ile 500 tl gibi bir rakam var ortada ki bu günümüz Türkiye'sinin asgari maaşını bile tutmuyor.)&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;Konu üzerine Ulusal Maden İşçileri Birliği açıklama yapmış ve demiş ki: "hükümet bize %10 teklif etti ama geri çevirdik. İstediğimizi vermezlerse 2011'e kadar da grev yapacaz. Dünya Kupası da artık bir sene geç oluversin, n'olcak."&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;Dünya Kupası Organizasyon Komitesinden bi adam olan Danny Jordaan (Danny demiş BBC ancak Danny Daniel'ın kısaltmasıdır arkadaş) ise hala stadyumu yetiştireceklerini ve şu ana kadar olan en iyi Dünya Kupası olacağını savunmuş. Birisi ona 70000 abi rakam, 3 değil beş değil dedi mi acaba merak ediyorum.&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;Olayın vehameti sadece Dünya Kupası ile de kalmamış arkadaş bu beyaz pandalar, kunta kinteler bize saldıracak, hepimiz ölücezzz diye korkarak silahlanmaya başlamışlar. Bakınız beyaz yanlısı bir haber okumak istiyorsanız Mail Online'ın &lt;a href="http://www.dailymail.co.uk/home/moslive/article-1192088/South-Africa-World-Cup-2010--shootings-started.html" style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; color: rgb(42, 96, 128); text-decoration: underline; "&gt;şu&lt;/a&gt; yazısı.&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;Haberin ana kaynağından okuyayım, sana pek güven olmaz derseniz de buyrun BBC News'ten&lt;a href="http://news.bbc.co.uk/2/hi/africa/8140433.stm" style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; color: rgb(42, 96, 128); text-decoration: underline; "&gt;bu&lt;/a&gt; yazı.&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6620110878649139145-6522500785555328967?l=yedikitamuhabiri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yedikitamuhabiri.blogspot.com/feeds/6522500785555328967/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6620110878649139145&amp;postID=6522500785555328967&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6620110878649139145/posts/default/6522500785555328967'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6620110878649139145/posts/default/6522500785555328967'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yedikitamuhabiri.blogspot.com/2009/11/guney-afrikada-eylem.html' title='Güney Afrika&apos;da Eylem'/><author><name>Bezis</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00222700877952829847</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/SjJz6ulheAI/AAAAAAAAANw/3nk75BDMBdM/S220/Qd5dId1nGSnHSIcmoIo_Awu8sJ7aS8q3_v2N33qMRjRuwkl3b4jY6v5RJbEYl4YV.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/Su7n83psQmI/AAAAAAAAAWM/9XY4ZCzE0-o/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6620110878649139145.post-6982847739458614971</id><published>2009-11-02T06:05:00.000-08:00</published><updated>2009-11-02T06:07:03.827-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Terörizm'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Pakistan'/><title type='text'>Taliban'a Satılan Çocuklar: Geleceğin İntihar Bombacıları</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/Su7nbdRShhI/AAAAAAAAAWE/XNDjUEOwuvM/s1600-h/D07C30_3.png"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 268px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/Su7nbdRShhI/AAAAAAAAAWE/XNDjUEOwuvM/s400/D07C30_3.png" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399507462163432978" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span"   style="  line-height: 21px; font-family:Georgia, Times, serif;font-size:13px;"&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;Bu Taliban zembereği gene yememiş içmemiş yeni icatlarla karşımıza çıkmış efendim. Ada Basınında "Taliban küçük çocukları para ilen satın alıyormuş" diye &lt;a href="http://www.washingtontimes.com/news/2009/jul/02/taliban-buying-children-to-serve-as-suicide-bomber/" style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; color: rgb(42, 96, 128); text-decoration: underline; "&gt;haberler&lt;/a&gt; çıkmış.&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;İddialara göre Taliban ve onun cengaverlerinden biri (ki bu kişi Taliban'ın Pakistan'daki lideri olarak geçen Baitullah Meshud) 7 yaş ve civarı çocukları "gel yavrum bak çikolata veriyoruz biz, anana babana götürcez seni" hesabı kandırıp kaçırarak ya da çocukların tipine bakıp onların başındaki adamlara 7000 dolar ile 14000 dolar arası para vererek bu güzelim saf-i sübyanları kendi bünyelerine katıyormuş.&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;Şimdi yer Pakistan olduğu için sarışın, mavi gözlü çocukların ederi baya yüksektir gibi geldi bana. Ben onlara bi 10000 dolar kafadan verirdim. Neden, çünkü ne kadar Amerikalıya benziyosan yurt dışında yapacağın patlamalarda o kadar az dikkat çekersin (Chicago Üniversitesinden bir duayenin bu konuda araştırmaları mevcut. Bakınız &lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Dying_to_Win:_The_Strategic_Logic_of_Suicide_Terrorism" style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; color: rgb(42, 96, 128); text-decoration: underline; "&gt;Robert Pape: Dying to Win&lt;/a&gt;). Kişi başına düşen gelirin yıllık 2600 dolar olduğu bir ülke olan Pakistan'da çocuk başına minumum 7000 dolar bence makul bir fiyat. Als&lt;span style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; "&gt;&lt;span style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; "&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;ın tepe tepe kullansınlar, yetmezse biz Türkiye'den takviye yapalım(!).&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;Onu bunu geçtim de bir kaç noktada takılı kaldım ben bu haberi görünce. Şimdi terör organizasyonlarında yaş çok da önemli bir faktör değildir. Genel olarak bakıldığında 17-24 yaş arası zatlar intihar bombacısıdır diye bir kanı vardır (NATO'nun İntihar Bombacılığı Sempozyumu Özel Raporu, 2004. Malesef internet yada kütüphanelerden erişemeyeceğiniz bir bilgi). Ancak Hamas'ta mesela bu yaş mevzusu çok daha yükseklere çıkarken Taliban ayaklı bir örgütte çocuklar intihar bombacısı olarak seçilebiliyor. Bu yüzden intihar bombacısı olmak için belli bir yaş aralığı söylemek çok zordur. Ee o zaman ana soru "aaa çocuklar nasıl çikolata ile kandırılır ya da satılır" mıdır acaba? Bu çocuklara para vermeden de zaten aynı görevi yaptırabilirsiniz. Düşünsenize kafanızın üstüne sadece bomba pimi falan düşse, ne kadar korkar anam anam diye kaçın kaçın kaçarsınız. Bu Taliban cengaverleri de savunduğu davanın ardından ölüme gidebilecek kadar vurdumduymazdır.  * Ortada bir yanlış varsa eğer iki taraflı değil midir ki?&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;Evet evet bence çikolata yerine şeker vermek daha yararlı olacaktır zira çikolata obeziteye neden olabilir. Obezite ise çevik hareketlerle bombayı rahat bir şekilde patlatmayı engeller. Ama şeker dediğinin etkisi bünyeye girene kadar zaten seneler geçer, bu çocuklar da o zamana kadar ver elini Baitullah (Allah'ın evi) hesabı koyun üstünde köprüyü geçerler.&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;*Bir de hiç mi bi akıllı cengaver çıkıp da "Taliban Taliban!! Niye biz her seferinde hakkın rahmetine kavuşuyoruz da sen ölümsüz gibi yaşıyon" dememiştir, onu da sorarım.&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6620110878649139145-6982847739458614971?l=yedikitamuhabiri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yedikitamuhabiri.blogspot.com/feeds/6982847739458614971/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6620110878649139145&amp;postID=6982847739458614971&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6620110878649139145/posts/default/6982847739458614971'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6620110878649139145/posts/default/6982847739458614971'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yedikitamuhabiri.blogspot.com/2009/11/talibana-satlan-cocuklar-gelecegin.html' title='Taliban&apos;a Satılan Çocuklar: Geleceğin İntihar Bombacıları'/><author><name>Bezis</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00222700877952829847</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/SjJz6ulheAI/AAAAAAAAANw/3nk75BDMBdM/S220/Qd5dId1nGSnHSIcmoIo_Awu8sJ7aS8q3_v2N33qMRjRuwkl3b4jY6v5RJbEYl4YV.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/Su7nbdRShhI/AAAAAAAAAWE/XNDjUEOwuvM/s72-c/D07C30_3.png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6620110878649139145.post-1261120290005647856</id><published>2009-11-02T06:01:00.000-08:00</published><updated>2009-11-02T06:04:34.679-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Soğuk Savaş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ABD'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Rusya'/><title type='text'>Soğuk Savaş Sonrası Yeni Bir Dönem (Rusya-Amerika)</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/Su7mysDStbI/AAAAAAAAAV8/vgoDMvwXtVA/s1600-h/200941134547310580_5.jpg"&gt;&lt;img style="text-align: justify;display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; cursor: pointer; width: 309px; height: 206px; " src="http://1.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/Su7mysDStbI/AAAAAAAAAV8/vgoDMvwXtVA/s400/200941134547310580_5.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399506761756620210" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"   style="  line-height: 21px; font-family:Georgia, Times, serif;font-size:13px;"&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 1px; padding-right: 0px; padding-bottom: 1px; padding-left: 0px; display: inline; height: 0px; overflow-x: visible; overflow-y: visible; text-align: justify; "&gt;&lt;span style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;imdi bu Soğuk Savaş sırasında Amerika ve Rusya kendilerini bi b.k sanarak nükleer silahlanma yolunda adım ve adım ilerleyince bi durup düşünürler. "Ulen biz bu kadar silah ürettik de ne halt edeceğiz bunlarla" diye bi bünyede sıkıntı oluşur. Bunun üzerine birlikte otururlar uluslararası hukuk çerçevesinde antlaşmadan antlaşmaya koşarlar. Yok efendim nükleer silahların sayısını ve menzilini düşüren SALT (&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; "&gt;&lt;a href="http://www.armscontrol.org/documents/salt" style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; color: rgb(42, 96, 128); text-decoration: underline; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Strategic Arms Limitation Talks&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;) ve START (&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; "&gt;&lt;a href="http://www.state.gov/www/global/arms/starthtm/start/toc.html" style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; color: rgb(42, 96, 128); text-decoration: underline; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Strategic Arms Reduction Treaty&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;) mı istersin yoksa nükleer silah kullanımının yeryüzünde, gökyüzünde, yer altında yasaklanması olan CTBT (&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; "&gt;&lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Comprehensive_Test_Ban_Treaty" style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; color: rgb(42, 96, 128); text-decoration: underline; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Comprehensive Test Ban Treaty&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;) mi dersin, hepsini imzalarlar. Adamlardaki anlayış bellidir: “biz bunları ne kadar kısıtlarsak o kadar yaygınlaşması azalır”. Siz düşünün artık dönemin iki azılı düşmanı, bu manyak iki ülke, bütün dünya toz bulutuydu yavrum hesabı takılırlar zamanında. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 1px; padding-right: 0px; padding-bottom: 1px; padding-left: 0px; display: inline; height: 0px; overflow-x: visible; overflow-y: visible; text-align: justify; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;  &lt;/span&gt;&lt;span style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Gel zaman git zaman bu iki nükleer güce yenileri eklenir. Bir süre sonra ise eklenen güçler artmaya başlayınca NPT (&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; "&gt;&lt;a href="http://www.un.org/events/npt2005/npttreaty.html" style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; color: rgb(42, 96, 128); text-decoration: underline; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Non-Proliferation Treaty&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;) adlı bir anlaşmayı imzalarlar. 189 ülke de bas bas imzayı NPT’ye hesabı imzayı bastırıp nükleer enerjiyi barışçıl yollar dışında kullanmayacaklarına dair yemin-i billah ederler. &lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; "&gt;&lt;/span&gt;Arada bi kaç kendini bilmez de çıkar tabi. Bakınız: Pakistan, İran, Kuzey Kore…&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 1px; padding-right: 0px; padding-bottom: 1px; padding-left: 0px; display: inline; height: 0px; overflow-x: visible; overflow-y: visible; text-align: justify; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;  Neyse efendim nükleer silahlanma konusu Rusya ile Amerika arasında uzun bir mevzuya tekabül etmektedir. Bu süre zarfının sonunda Rusya’nın ben uranyum, plutanyum derken milyon silah yaptım amma bu plutanyum artıklarını nasıl saklayacağım onu da bilmiyorum diyerek Amerika’dan yarım istemesini bile gördük.** Amerika’nın 1960 yılında bir deniz altı ile balina’yı ayırt edemediği zamanları yaşadık. Şimdi ise Medvedev ile Obama’nın yeni bir antlaşma ile nükleer silah menzilinin ve savaş başlıklarının sayısının bir nebze daha azaltmasına şahit oluyoruz. Savaş başlıklarının 2.200’den 1500’e azaltılması ne de büyük bir adımdır yaleppim(!). 700 tabe, büyük rakam…&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Einstein’a hala kızıyorum… Sen kalk Almanlar yeni bi silah yapıyo, atom bombası diye bi şey diye duyum al ve git Roosevelt’e haber ver. Buyrun &lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.atomicarchive.com/Docs/Begin/Einstein.shtml" style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; color: rgb(42, 96, 128); text-decoration: underline; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;bu da&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt; yazdığı mektup. Amerika’da Almanların üstüne bu bombayı atmak üzerine Ar-Ge’ye başlasın ve sonrasında Caponya’yı patlatsın… Hey hak!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;*Haberin kaynağı CNN International adlı her gün bakılası ada basını... Bakınız &lt;/span&gt;&lt;a href="http://edition.cnn.com/2009/POLITICS/07/06/obama.russia/index.html" style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; color: rgb(42, 96, 128); text-decoration: underline; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;buradan&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;okuyunuz.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; text-align: justify; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;**Plutonyum doğada bulunmayan bir elementtir okurum. Bu yüzdendir ki kendisini dünyandan silmek o elementi yaratmaktan daha masraflıdır. İş bu olur ki bu adamlar ( Amerika ve Rusya) güvenilir kutularda (safety storage adı altında) plutonyum atıklarını yer altına gömmüşlerdir. Ha bi terör örgütü ne zaman ki bu kutulara ulaşır ya da saklanan silahlara erişimi sağlar işte o zaman nükleer silahlarla terörizm'in valsine şahit oluruz.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6620110878649139145-1261120290005647856?l=yedikitamuhabiri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yedikitamuhabiri.blogspot.com/feeds/1261120290005647856/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6620110878649139145&amp;postID=1261120290005647856&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6620110878649139145/posts/default/1261120290005647856'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6620110878649139145/posts/default/1261120290005647856'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yedikitamuhabiri.blogspot.com/2009/11/soguk-savas-sonras-yeni-bir-donem-rusya.html' title='Soğuk Savaş Sonrası Yeni Bir Dönem (Rusya-Amerika)'/><author><name>Bezis</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00222700877952829847</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/SjJz6ulheAI/AAAAAAAAANw/3nk75BDMBdM/S220/Qd5dId1nGSnHSIcmoIo_Awu8sJ7aS8q3_v2N33qMRjRuwkl3b4jY6v5RJbEYl4YV.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_67yEtjqyUCY/Su7mysDStbI/AAAAAAAAAV8/vgoDMvwXtVA/s72-c/200941134547310580_5.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
